Piyasalarda likidite sıkışıklığı ve varlık fiyatlarındaki sert düşüşler sürerken, Devrim Akyıl mevcut ekonomik tablonun yarattığı riskleri ve potansiyel fırsat pencerelerini değerlendirdi.
Likidite Sıkışıklığı ve Reel Ekonomi Riskleri
Analiste göre piyasalarda ciddi bir likidite krizi yaşanıyor. Özellikle özel sektör tahvillerinde kupon ödemelerinin yapılamaması ve temerrütlerin artması, para piyasası fonlarının getirilerini aşağı çekiyor.
Buna ek olarak, reel ekonomi verilerinde de sert düşüşler gözlemleniyor. Özellikle Eylül ve Ekim aylarında ev, araba ve restoran harcamalarındaki azalma dikkat çekici. Devrim Akyıl, ekonominin canlanması gereken bu dönemde yaşanan çöküşün, Kasım ve Aralık aylarında sistemi daha da sıkıştıracağını öngörüyor.
Devalüasyon Senaryosu ve Tarihsel Tekerrür
Analist, mevcut ekonomik modelin 2000 yılında uygulanan kur çıpası ve IMF programına benzediğini savunuyor. Bu modelin önce piyasayı sıkıştırdığını, ardından değerli kalan para birimini devalüasyona zorladığını belirtiyor.
2000 yılındaki bankacılık krizinin ardından 2001 Şubat ayında yaşanan devalüasyon mecburiyetinin benzer bir versiyonunun yaşanabileceğini vurguluyor. Fonzi skandalının yarattığı akut krizin etkilerinin henüz tamamen geçmediğini ve tünelin ucundaki ışığın henüz görünmediğini ifade ediyor.
Yanlış politikaların ve reel ekonomide para kazanılamamasının doğal sonucu olarak, para yeni adresler aramaya başlar ve bu durum sistemik açıkları derinleştirir.
Güvenli Limanlar ve Fiziki Varlık Stratejisi
Ekonomik belirsizliklerin arttığı bu dönemde Devrim Akyıl, sepetin fiziki enstrümanlarla korunması gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda fiziki altın, fiziki gümüş ve tarım arazilerini ön plana çıkarıyor.
Analiste göre portföyün büyük kısmının döviz bazlı varlıklarda tutulması kritik önem taşıyor. Ayrıca borsa tarafında dolar kontratları ile hedge yaparak döviz bazlı varlığı korumanın önümüzdeki dönemde daha da önemli hale geleceğini belirtiyor.
Dolar ve Altın İçin Teknik Seviyeler
Dolar tarafında, kurun kontrollü yükseltilme modelinin sonsuza kadar süremeyeceğini savunuyor. Teknik olarak 48,55 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece yönün yukarı olduğunu vurguluyor.
Gram altın tarafında ise Ekim ayı boyunca dip oluşumlarının sürebileceğini öngörüyor. Analiste göre 6.395 seviyesindeki 200 günlük ortalama kritik bir bölge. Ancak 6.650 seviyesinin aşılması, yukarı yönlü hareketin ilk sinyali olarak kabul edilecek.
Altın S1 sertifikası için ise 71,69 seviyesinin üzerine çıkılması durumunda hem kısa vadeli trade işlemlerinin hem de orta vadeli pozisyonların başlayacağını belirtiyor.
Gümüş ve Borsa İstanbul Analizi
Gümüş tarafında 80’li rakamların dip oluşumu sağlayabileceğini düşünüyor. Teknik olarak 91,85 seviyesinin aşılması alım sinyali üretirken, 94-95 bandında 200 günlük ortalamanın bulunduğunu hatırlatıyor.
Borsa tarafında ise durum oldukça kritik. Endeksin yıl başına göre ilk kez eksiye geçtiğini belirten Akyıl, 11.500 seviyesinin altında kalındığı sürece sıkıntıların süreceğini savunuyor.
Analist, bankacılık hisselerinin şu an için pahalı kaldığını düşünerek, daha çok ucuzlamış sanayi şirketlerine ve geri alım açıklayan holdinglere odaklanmayı planlıyor. Dolar bazlı grafikte ise 231 ve 239 dolar seviyeleri geçilmeden net bir düzelme sinyali görmediğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, Kasım ve Aralık ayları Ekim’e göre daha iyi olabilir ancak kalıcı bir toparlanma için devalüasyon riski ve likidite sorununun çözülmesi bekleniyor.