Sermaye piyasalarında yaşanan son çöküşlerin ardından Devrim Akyıl, özellikle “Fonzi” olarak adlandırılan Ponzi benzeri yapıların yarattığı tahribatı ve piyasa etkilerini analiz etti.
Fonzi Yapılanması ve Borsa Manipülasyonu
Analiste göre piyasada yaşanan son olaylar, klasik bir Ponzi sisteminin borsa araçlarıyla modernize edilmiş halidir. Devrim Akyıl, bu sistemin sadece gizli operasyonlarla değil, herkesin gözü önünde hisselerin aşırı alışlarla yükseltilmesiyle yürütüldüğünü belirtiyor.
Süreçte “daha büyük ahmak teorisi” (greater fool theory) işletilmiş ve hisseler kimsenin alamayacağı fiyatlara taşınmıştır. Ancak asıl sorun, bu şişirilmiş fiyatların fonlar aracılığıyla halka sunulmasıdır. Ayrıca, operasyonların finansmanı için para piyasası fonlarından ters repo ve pay repo yöntemleriyle borç alındığına dikkat çekiyor.
Denetim Eksikliği ve Sektörel Riskler
Sistemin 1,5 yıl önce başladığını belirten Akyıl, geçen yıl 4 Kasım’da Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek ve SPK başkanının manipülasyon uyarılarının kritik olduğunu savunuyor. Analiste göre, o dönemde müdahale edilseydi büyüme bu boyuta ulaşmayacaktı. Ancak piyasayı bozma korkusuyla müdahalenin gecikmesi, sistemin daha da arsızlaşmasına yol açtı.
Özellikle Pusula Portföy fonlarında işlem gören hisselerin, diplerde bile defter değerlerinin 30 ile 150 katı üzerinde işlem gördüğünü vurguluyor. Bu durumun, gerçek yatırımcıların ucuz hisseler yerine hayal satan sistemlere yönelmesine neden olduğunu ifade ediyor.
Şirket Değerlemelerindeki Anormallikler
Devrim Akyıl, piyasadaki değerleme balonlarını somut örneklerle açıklıyor. Destek Finans’ın düşmüş fiyatıyla bile 13,5 milyar dolar piyasa değerine sahip olduğunu, bunun Sabancı Holding’in iki katına tekabül ettiğini belirtiyor. Bir factoring şirketinin defter değerinin 44 katından işlem görmesinin anormal olduğunu savunuyor.
Analiste göre, bir fonun hiç sekmeden sürekli yükselmesi piyasa koşullarında doğal değildir ve mutlaka bir anormaliteye işaret eder.
Tasfiye Süreci ve Yatırımcı Beklentileri
El konulan fonların tasfiye süreci için 3 aylık bir süre verildiğini hatırlatan Akyıl, özellikle 15 adet para piyasası fonunun durumunun kritik olduğunu söylüyor. Bu fonların düşük riskli (2 seviyesi) olarak pazarlanmasına rağmen, içeride pay repo gibi riskli işlemler yapıldığını belirtiyor.
Mağdur yatırımcıların şu an yapabileceği tek şeyin beklemek olduğunu ifade eden analist, yönetimin Ziraat Yatırım’a devredildiğini hatırlatıyor. Ancak aşırı fiyatlı hisselerin likidite bulana kadar taban taban gidebileceği konusunda uyarıyor.
Makro Etkiler ve Döviz Beklentileri
Sistemik bir riskin henüz oluşmadığını düşünen Akyıl, toplamda 10 milyar dolar civarında bir kaybın söz konusu olabileceğini tahmin ediyor. Kısa vadede Merkez Bankası rezervlerinde görülen 5 milyar dolarlık azalmanın piyasadaki heyecanı tetikleyebileceğini ancak programın sürdüğünü gözlemliyor.
Dolar tarafında teknik görünümün hala yukarı yönlü olduğunu belirten analist, potansiyel hedeflerin sırasıyla 67, 94 ve 133 seviyeleri olduğunu kaydediyor. Kurdaki baskının reel ekonomiyi tıkadığını savunuyor.
Altın, Gümüş ve Borsa Stratejisi
Kişisel sepetinde gram altın ağırlığının sürdüğünü belirten Akyıl, 6.750 seviyesi üzerinde kaldığı sürece yönün yukarı olduğunu ve hedefinin 9.710 olduğunu öngörüyor. Kısa vadeli işlemler için ise stopajsız olması nedeniyle Altın S1’i öneriyor.
Gümüş tarafında 100.66 seviyesinin üzerinde kalındığı sürece pozitif beklentisini koruyor. Borsa İstanbul’da ise 14.300 seviyesinin kırılmasının süreci hızlandırdığını, 13.692 seviyesinin altında kalındığı sürece daha aşağıların mümkün olduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak, piyasanın bu sancılı dönemi atlatmasının birkaç ay sürebileceğini ancak sonrasında daha sağlıklı bir yapılandırmanın gelebileceğini öngörüyor.