Dünya düzeninin çift kutuplu yapıya evrilmesiyle altın ve gümüş piyasalarında yeni bir yükseliş dalgası beklentisi hakimken, Devrim Akyıl bu süreci ve küresel rezerv para sistemindeki değişimi analiz etti.
Kıymetli Madenler ve Küresel Arz Riskleri
Akyıl’e göre, merkez bankalarının rezerv artışları ve dünya düzeninin değişimi, 2028’e kadar sürecek büyük bir döngüyü destekliyor. Özellikle Polonya Merkez Bankası’nın 596 ton altın rezervine ulaşması ve 700 ton hedefi, fiziki altın tutmanın avantajlarını ön plana çıkarıyor.
- gümüş piyasasında arz sıkıntısı ve talep patlaması yaşanıyor; gümüşün sadece %27.8’i madenlerden çıkarılırken, kalanı yan ürün olarak elde ediliyor.
- Sülfürik asit krizi ve Hürmüz Boğazı’nın kapanma riski, bakır ve çinko üretiminde aksamalar yaratarak gümüş arzını dolaylı olarak etkileyebilir.
- Kazakistan’daki Glencore madeninde yaşanan patlama ve sülfürik asit eksikliği, bakır ve çinko üretiminde ciddi kayıplarlar yaratıyor.
- Amerika’nın tek kutuplu egemenliğinin sona ermesi ve yeni bir rezerv para sistemine geçiş süreci, kur krizleri ve ticaret savaşları ile birlikte değerli metalleri sığınma limanı haline getiriyor.
Akyıl’e göre sülfürik asit krizi ve maden patlamaları, gümüş ve bakır arzında ciddi sıkıntılar yaratabilir.
Küresel rezerv para sisteminin dönüşümü ve arz şoklarının etkisi, 2028 yılına kadar olan süreçte kıymetli madenlerin yönünü belirleyecek.