Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) likidite yönetimindeki strateji değişikliği ve küresel borç krizi, Emrah Lafçı tarafından yatırımcılar için kritik fırsatlar ve riskler şeklinde değerlendirildi.
TCMB Faiz Kararı ve Piyasa Yansımaları
Merkez Bankası, haftalık repo ihalelerine başlayarak piyasadaki faiz oluşumunu yeniden düzenledi. Emrah Lafçı’ya göre bu hamle sonucunda piyasa faizleri hızla geriledi. Veriler incelendiğinde, ağırlıklı ortalama fonlama maliyetinin %37 seviyesine düştüğü görülüyor.
TLREF verileri de bu düşüşü destekliyor. 21 Ağustos’ta %40 civarında olan faizler, 24 Ağustos itibarıyla %36,93 seviyesine indi. Analist, bu durumun parasal aktarım mekanizmasının çalıştığını gösterdiğini belirtiyor.
Ancak Lafçı, bu adımın biraz erken atıldığını savunuyor. Özellikle Ağustos ayı enflasyon verilerinin henüz açıklanmamış olması ve Eylül ayındaki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısının beklenmesi gerektiğini vurguluyor.
Döviz Talebi ve Mevduat Stratejileri
Merkez Bankası’nın faiz indirimindeki temel motivasyonunun döviz talebindeki azalma olduğu öngörülüyor. Parite etkisinden arındırılmış gerçek kişi verilerine göre, son 17 haftada toplam 3,17 milyar dolar tutarında dövizden TL’ye dönüş gerçekleşti.
Bu durum, sabit getirili araçlarda strateji değişikliğini zorunlu kılıyor. Para piyasası fonlarının getirileri %37 seviyelerine doğru gerileyeceği için vadeli mevduatlar daha cazip hale geliyor.
Lafçı’ya göre yatırımcılar şu seviyelere dikkat etmeli:
- 32 günlük vadede %38 ve üzeri mevduat faizleri değerlendirilmeli.
- 91 günlük (3 aylık) vadede %39 ve üzeri oranlar avantajlı görülüyor.
Analiste göre, önümüzdeki 3 ay içinde yeni faiz indirimleri gelebileceği için yüksek oranlı vadeli mevduatları sabitlemek mantıklı bir hamle olabilir.
Küresel Borç Krizi ve Kıymetli Madenler
Küresel piyasalarda altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişin temelinde ABD’nin borçluluk problemi yatıyor. ABD’nin toplam borcu 40 trilyon dolara ulaşmış durumda.
Borcun gayrisafi yurt içi hasılaya oranı ABD’de %123,9 seviyesindeyken, beklentiler bu oranın %139’a çıkacağı yönünde. Emrah Lafçı, ABD hükümetinin uzun vadeli tahvil faizlerini suni yöntemlerle düşürmeye çalıştığını ancak bunun sürdürülemez olduğunu belirtiyor.
Bu güvensizlik ortamı, yatırımcıları dolar dışı varlıklara yönlendiriyor. Son bir haftalık performanslar şu şekilde gerçekleşti:
- [Bitcoin](/etiket/btc]: %22,61 artış
- Gümüş: %7,34 artış
- Altın: %6,92 artış
Borsa İstanbul ve Yatırım Tercihleri
borsa tarafında BIST 100 endeksi son bir haftada %2,61, BIST 30 ise %4,37 getiri sağladı. Özellikle bankalar ve GYO’lar, TCMB’nin faiz hamlesinden olumlu etkilendi.
Altın yatırımı yapacaklar için gram altın yerine Altın S1 sertifikasının tercih edilebileceğini belirten Lafçı, buradaki marjın %10 seviyelerine yükseldiğine dikkat çekiyor. Bu durum, sertifikayı nispeten daha cazip kılıyor.
Sonuç olarak, faiz indirimleri ve petroldeki düşüş hem kıymetli madenleri hem de borsayı destekliyor. Ancak yatırımcıların bu hafta açıklanacak olan PCE verilerini ve Cuma günkü Jackson Hole toplantısını takip etmeleri gerekiyor.