Küresel piyasalarda volatilite artarken Emrah Lafçı, Fed’in son toplantısının etkilerini ve Türkiye’deki fon piyasasında yaşanan kritik düzenlemeleri değerlendirdi.
Fed Kararı ve Tahvil Faizleri
Fed, son toplantısında faiz oranlarını 350 ile 375 baz puan arasında sabit tutma kararı aldı. Ancak Emrah Lafçı’ya göre piyasayı asıl etkileyen nokta, üç üyenin faiz artırımı yönündeki şerhleri oldu.
Bu durum piyasada şahin bir algı yarattı. Özellikle yeni başkan Kevin Warsh’un muğlak açıklamaları yatırımcıyı tatmin etmedi. Sonuç olarak, ABD 30 yıllık tahvil faizlerinde ciddi bir yükseliş gözlemlendi.
Analiste göre Fed’in kararsız görüntüsü, enflasyonun yüksek seyredeceği beklentisini güçlendiriyor. Bu beklenti ise uzun vadeli tahvil faizlerini yukarı çekerek piyasa moralini bozuyor.
SPK’nın Gayrimenkul Fonu Düzenlemesi
Türkiye tarafında SPK, 31 Temmuz itibarıyla gayrimenkul yatırım fonlarının değerlemesine ilişkin yeni bir kural getirdi. Artık bu fonlar, piyasa fiyatı üzerinden değil, Net Aktif Değer (NAV) üzerinden değerlenecek.
Emrah Lafçı, piyasa fiyatı ile net varlık değeri arasında ciddi kopukluklar oluşabildiğini belirtiyor. Talep artışı nedeniyle suni olarak yükselen fiyatlar, bu düzenleme ile normal seviyelerine inebilir.
Bu durum, gayrimenkul yatırım fonlarını yüksek piyasa fiyatlarından alan yatırımcılar için ciddi mağduriyetler yaratabilir.
Analist, özellikle TLYD gibi fonların içeriğinde bulunan Konut Alfa Katılım gayrimenkul yatırım fonu gibi varlıkların takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Yatırımcıların, portföylerindeki şişmiş fiyatların performans üzerindeki etkisini kontrol etmeleri kritik önem taşıyor.
Teknoloji Hisseleri ve Sermaye Yatırımları
Küresel teknoloji devleri Microsoft ve Meta tarafında belirgin bir ayrışma yaşandı. Microsoft, sermaye yatırımlarını (Capex) azaltma sinyali verdiği için piyasa tarafından olumlu karşılandı.
Buna karşın Meta, benzer bir maliyet disiplini sergilemediği için değer kaybetti. Analiste göre, dev şirketlerin yaptığı milyarlarca dolarlık çip ve altyapı yatırımlarının geri dönüşü konusundaki belirsizlik, teknoloji hisselerini baskılıyor.
Kıymetli Madenler ve Portföy Stratejileri
Kıymetli madenlerde ise yatay bir seyir hakim. Altın 4.000 dolar seviyelerine demir atmış durumda. Gümüş tarafında ise fiyatların 58 dolar civarında seyrettiği görülüyor.
Petrol fiyatları %9,5’lik bir düşüşle 101 dolardan 92 dolara gerilemesine rağmen, değerli metallerde benzer bir hareket izlenmedi. Emrah Lafçı, bu durumun öngörülebilirliği zorlaştırdığını savunuyor.
Analist, risk yönetimi ve sepet mantığının önemini hatırlatıyor. Özellikle piyasaların genel olarak negatif olduğu dönemlerde, portföylerdeki erimelerin yatırım perspektifinden ziyade piyasa konjonktürüyle ilgili olduğunu belirtiyor.
Türkiye Ekonomisi ve Faiz Beklentileri
Türkiye’de işsizlik oranlarının 7.6 seviyesine gerilemesi ve reel sektöre sağlanan finansmanın 1 trilyon liraya ulaşması dikkat çekici veriler arasında. Ancak enflasyon hala en büyük risk faktörü olarak duruyor.
Ekonomi yönetiminin enflasyonla mücadelede temel aracının faiz olduğunu belirten Lafçı, reel ekonomi çok fazla sıkışmadığı sürece acele bir faiz indirimi beklemediğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, TL cinsi varlıklar, para piyasası fonları ve kısa vadeli kira sertifikalarının avantajını korumaya devam edeceği öngörülüyor.