Merkez Bankası’nın faiz kararının ardından piyasalardaki son durumu değerlendiren Emrah Lafçı, Brent petrol fiyatlarındaki yükselişin yatırım portföylerine etkilerini ve güncel fon stratejilerini analiz etti.
Merkez Bankası Faiz Kararı ve Piyasa Etkileri
Merkez Bankası, beklentiler doğrultusunda politika faizini %37 seviyesinde sabit tuttu. Analiste göre banka, jeopolitik risklere ve enerji fiyatlarındaki artışa dikkat çekerek temkinli bir duruş sergiledi.
Buna karşın sıkı para politikasının talepte belirgin bir düşüş yarattığı ve sonuç vermeye başladığı görülüyor. Emrah Lafçı, politika faizi %37 olsa da Merkez Bankası’nın piyasayı aslında %40 oranla fonladığını belirtti.
Petrol Fiyatları ve MTA Fonları Performansı
Jeopolitik gerginlikler, özellikle Amerika ve İran arasındaki meseleler, petrol fiyatlarını hızla yukarı taşıdı. Kısa süre önce 70 dolar seviyelerinde olan Brent petrol fiyatları, Temmuz ayı bitmeden 100 dolar seviyesine ulaştı.
Bu yükseliş, MTA (Metal ve Taşınmazlar) fonlarına pozitif yansıdı. Özellikle AK Portföy’ün AES fonu, bir haftalık %7 ve aylık %15 gibi yüksek getiriler sağladı.
Analiste göre Hutsilerin ve Yemen’in devreye girmesi, Suudi Arabistan petrolünü de risk altına soktu. Dolayısıyla petrol fiyatlarının daha da yukarı çıkma ihtimali bulunuyor.
Enflasyon Riski ve Yatırım Araçları
Petrol fiyatlarındaki artış sadece fon getirilerini etkilemiyor. Emrah Lafçı, bu durumun Türkiye’de enflasyonun yüksek kalmasına ve cari açığın artmasına neden olduğunu vurguluyor.
Özellikle yüksek enerji maliyetleri, faiz indirimlerini zorlaştırıyor. Bu durum ise konut fiyatlarının baskılanması ve bankacılık sektörü gibi alanlarda ciddi baskı yaratıyor.
Petrol fiyatlarındaki artış; enflasyon, cari açık ve faizlerin düşememesi şeklinde ekonomiye yansımaktadır.
Para Piyasası Fonu ve Mevduat Karşılaştırması
Yatırımcıların en çok merak ettiği konu, para piyasası fonları ile vadeli mevduat arasındaki tercihtir. Analist, %40 fonlama maliyetinin devam ettiği senaryoda net hesaplamaları paylaştı.
32 günlük para piyasası fonunun net getirisi stopaj sonrası %2,94 seviyesindedir. Buna karşın 32 günlük vadeli mevduatta %41 ve üzeri oranlar bulunursa mevduat daha avantajlı hale gelir.
Eğer yatırımcı 92 günlük uzun vadeli bir mevduat düşünüyorsa, eşlenik oran %42 olarak belirlenmelidir. Bu oranın altındaki tekliflerde para piyasası fonunda kalmak daha mantıklıdır.
Model Portföyler ve Varlık Dağılımı
Emrah Lafçı, farklı risk iştahlarına göre oluşturduğu dört farklı portföyün performansını değerlendirdi:
- Yolun Başında: Yüksek riskli ve uzun vadeli portföy. İçeriğinde %30 BIST Teknoloji (özellikle Aselsan), %30 Amerika hisseleri ve %20 altın/gümüş bulunuyor.
- Bavul Hazır: Döviz odaklı portföy. %50 yeni teknolojiler fonu ve MTA borsa yatırım fonları ağırlıkta.
- Ayakları Yere Basan: Dengeli portföy. Yabancı teknoloji hisseleri ve MTA fonlarını barındırıyor.
- Rahat Uyuyan: Düşük riskli portföy. %50 para piyasası fonu ve %70-80 oranında risksiz varlıklardan (Eurobond vb.) oluşuyor.
Sonuç olarak, petrol fiyatlarındaki seyir ve Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemdeki fonlama maliyeti tercihleri, portföy getirilerini belirleyen temel unsurlar olmaya devam edecek.