Küresel piyasalarda sağlık ve ilaç sektörünün yükselişi dikkat çekerken, Emrah Lafçı bu temanın uzun vadeli potansiyelini ve yatırım araçlarını değerlendirdi.
Sağlık Sektörü ve Demografik Beklentiler
Analiste göre dünya genelinde yaşlanan nüfus, sağlık sektörünü ön plana çıkarıyor. Birçok yatırım bankası ve analist, bu demografik değişimin sağlık harcamalarını artıracağını öngörüyor. Dolayısıyla bu tema, portföylerde uzun vadeli kazanç potansiyeli taşıyor.
Yatırımcılar bu sektöre Türkiye’deki yatırım fonları üzerinden erişebilir. Bunun yanı sıra, yabancı borsa yatırım fonları (ETF) üzerinden de işlem yapmak mümkün. Özellikle XLV sağlık sektörü ETF’i, bu alandaki en popüler araçlardan biri olarak öne çıkıyor.
Sağlık Fonlarında Yapısal Farklar ve Stratejiler
Türkiye’de bu temaya odaklanan yedi farklı fon bulunuyor. Emrah Lafçı, bu fonların şemsiye yapılarına göre ayrıldığını belirtiyor. Özellikle AFS fonu, hisse senedi şemsiye fonu kategorisinde yer alıyor. SPK kuralları gereği, adında “yabancı” ibaresi geçen bu tür fonların en az %80 yabancı hisse tutması gerekiyor.
Nitekim AFS’nin portföyünün %88’i yabancı hisselerden oluşuyor. Diğer fonlar ise değişken veya serbest fon statüsünde bulunuyor. Serbest fonlar sadece nitelikli yatırımcılar tarafından alınabilirken, diğerleri TEFAS üzerinden tüm yatırımcılara açık durumda.
Portföy İçerikleri ve Şirket Dağılımları
Fonların içeriklerine bakıldığında benzer küresel devlerin ağırlıkta olduğu görülüyor. Özellikle Eli Lilly, Universal Health Services, Johnson & Johnson, Merck ve AstraZeneca gibi şirketler portföylerin başında yer alıyor.
Yerli hisse tarafında ise Medical Park, Selçuk Ecza ve Deva gibi şirketler öne çıkıyor. Örneğin, bazı serbest fonlarda Medical Park ağırlığı %15 seviyelerine kadar ulaşıyor. Portföy büyüklükleri açısından ise AFS yaklaşık 800 milyon TL ile lider konumda bulunuyor.
Getiri Potansiyeli ve Risk Yönetimi
Sağlık fonlarına yatırım yapmak, yatırımcıyı aynı zamanda dolar kurundaki artışa karşı koruyor. Emrah Lafçı, son bir aylık getirilerin %7 ile %15 arasında değiştiğini belirtiyor. Yıllık bazda ise getiriler %35 ile %70 bandında seyrediyor.
Hisse senedi yatırımları doğası gereği risklidir. Bu nedenle paranın tamamının tek bir temaya yatırılması yerine, portföyde belirli bir ağırlıkla bulundurulması daha sağlıklı bir yaklaşımdır.
Model Portföylerin Haftalık Performansı
Analist, kendi oluşturduğu model portföylerin son durumunu da paylaştı. Tarım dışı istihdam verilerinin beklentiden kötü gelmesi, riskli varlıklara ve özellikle kıymetli madenlere yaradı. Bu durum portföylere pozitif yansıdı.
- Yolun Başında: Haftalık %2.43 getiri sağladı. (Gümüşteki %5.40’lık artış etkili oldu).
- Bavulu Hazır: %1.97 getiri elde etti. (AFT fonunun %50 ağırlığı ve gümüşün %5.67’lik yükselişi destekledi).
- Rahat Uyuyan: %1.13 getiri sağladı. (Para piyasası fonlarının stabilitesi etkili oldu).
- Ayakları Yere Basan: %0.71 getiri ile daha dengeli bir seyir izledi.
Sonuç olarak, piyasalardaki genel iyileşme ve emtia fiyatlarındaki hareketlilik portföyleri yukarı taşıdı. Önümüzdeki dönemde özellikle ABD verileri ve teknoloji hisselerindeki volatilite, bu getirilerin yönünü belirleyecektir.