Kritik bir haftaya girilirken Borsa İstanbul Genel Müdürü’nün gözaltına alınması piyasalarda büyük bir tedirginlik yarattı. Emre Şirin, bu gelişmenin beraberinde bir “kara pazartesi” getirip getirmeyeceğini ve genel piyasa görünümünü değerlendirdi.
Borsa İstanbul’da Teknik Görünüm ve Tepki Alımları
Analiste göre, hafta başında yaşanan tedirginlik cuma gününden itibaren fiyatlamalara dahil olmuştu. Ayrıca endeks 30 Ekim kontratının sonlanmasıyla birlikte, piyasanın beklenildiği gibi çok kötü bir seyir izlemediğini belirtiyor. Gün içinde oynaklıklar yaşansa da piyasanın negatif başlayıp pozitif kapattığını vurguluyor.
Endeks, gün içinde dip seviye olan 10.700’ün altına sarkarak yatırımcıda kısa süreli bir panik yarattı. Ancak toparlanma gerçekleşti ve Borsa İstanbul 100 endeksi 10.961 seviyesinden kapanış yaptı. Şirin’e göre, hem borsa hem de değerli metallerdeki sert düşüşlerin ardından tepki alımları başladı.
Değerli Metallerdeki Güncel Durum
Sadece hisse senetlerinde değil, emtialarda da benzer bir toparlanma süreci gözlemleniyor. Analistin değerlendirmelerine göre, ons altın yeniden 3.900 dolar seviyesinin üzerine çıktı. Aynı şekilde ons gümüş fiyatları tekrar 51 dolar seviyelerini aşmış durumda.
Ancak Emre Şirin, bu tepki hareketlerinin risklerin tamamen bittiği anlamına gelmediğini savunuyor. Piyasanın şu an psikolojik bir bezdirme ve yıpratma sürecinde olduğunu ifade ediyor. Dolayısıyla ne hemen bir ralli ne de çok daha büyük bir çöküş beklediğini, piyasanın bir bant aralığında hareket edeceğini öngörüyor.
Kurumsal Skandallar ve Güven Sorunu
Analist, sermaye piyasalarının işleyişini sağlayan üç ana kurumda yaşanan gelişmelere dikkat çekiyor. SPK eski Başkanı’nın soruşturma izni alması, Borsa İstanbul Genel Müdürü’nün gözaltına alınması ve Takas Bank Genel Müdürü’nün istifası vahim bir tablo ortaya koyuyor.
Şirin’e göre, rüşvet ve yolsuzluk ithamlarıyla karşı karşıya kalan bu kurumların başındaki isimler, yatırımcının güvenini derinden sarsmış durumda. Özellikle fon tarafındaki mağduriyetlerin, küçük yatırımcıyı hedef alan bir servet transferine dönüştüğünü savunuyor.
Küçük yatırımcılar genellikle yukarı yönlü hareketlerde satın alıp, aşağı yönlü hareketlerde panikle satıyor. Oysa strateji bunun tam tersi olmalı.
Yatırım Stratejisi ve Risk Yönetimi
Borsa İstanbul’da yatırımcıların önlerine en az birkaç aylık bir vade koymaları gerektiğini belirten Şirin, şu stratejik uyarıları yapıyor:
- Tüm sermaye tek bir varlığa veya tek bir hisseye bağlanmamalıdır.
- Yan tahtalar yerine BIST 30 ve BIST 100’deki güçlü şirketlerden sektörel sepetler yapılmalıdır.
- Portföyde mutlaka borsa dışı alternatif varlıklar bulundurulmalıdır.
- Alım ve satım işlemleri kademeli olarak gerçekleştirilmelidir.
Enflasyon Verisi ve Makro Beklentiler
Yarın açıklanacak enflasyon verisinin beklentilerin üzerinde gelme ihtimalinin yüksek olduğunu belirten analist, bu durumun Merkez Bankası’nın faiz kararları üzerinde etkili olabileceğini söylüyor. Ancak piyasanın genel yönünü sadece 100 baz puanlık bir faiz hareketi değil, fon sürecinin netleşmesi ve MSCI düzenlemelerinin yapılması belirleyecektir.
Küresel Siyaset ve Yeni Ekonomi Paradigması
ABD seçimleri ve İran-ABD ilişkileri gibi jeopolitik gelişmelerin geçici dalgalanmalar yaratabileceğini ifade eden Emre Şirin, asıl meselenin “küresel servet transferi” olduğunu savunuyor. Yapay zeka ve robotlaşma ile birlikte kapitalizmin form değiştirdiğini ve bireylerin varlıklarının eritildiği bir döneme girildiğini vurguluyor.
Sonuç olarak, piyasalardaki manipülasyonların devam edeceği ve belirsizliğin süreceği bir ortamda, yatırımcıların nakit bulundurarak ve temkinli ilerleyerek hareket etmesi kritik önem taşıyor.