ABD enflasyon verilerinin ardından piyasalarda sert satışlar yaşanırken Hatice Kolçak, altın fiyatlarındaki dip oluşumlarını ve Türkiye’deki devalüasyon iddialarını değerlendirdi.
ABD Enflasyon Verileri ve Piyasa Tepkisi
Analiste göre dün açıklanan ABD enflasyon verileri, özellikle çekirdek enflasyonun yüksek gelmesi nedeniyle piyasada modu bozdu. Bu durum Dolar Endeksi değerini 102.75 seviyesine taşırken, 10 yıllık tahvil getirileri %5.30’un üzerine çıktı.
Söz konusu veriler sonrası piyasalarda ciddi bir riskten kaçış (risk-off) hareketi başladı. Özellikle yapay zeka ve teknoloji hisselerinde sert düşüşler görüldü. Nasdaq tarafında %2’ye yakın kayıplar yaşanırken, Asya piyasalarında Kospi %8 değer kaybetti.
Altın ve Gümüşte Güvenli Liman Arayışı
Hatice Kolçak, altın fiyatlarının dün 4.070 dolar seviyesine kadar gerilediğini belirtti. Ancak analiste göre bu seviye kritik bir destek noktasıdır. Haftalardır bu bölgeden alımların geldiğini vurgulayan Kolçak, altın için yeni dip bölgesinin 4.070-4.100 dolar arası olduğunu savunuyor.
Öte yandan gümüşün altın kadar dirençli olmadığını ifade ediyor. Gümüş fiyatlarının 55.48 dolar seviyelerine kadar gerilediğini ve bu rakamın yılın dip seviyesi olduğunu belirtiyor. Altındaki toparlanmayı ise merkez bankalarının alımları ve güvenli liman talebiyle açıklıyor.
PPI Verileri ve Yeni Riskler
15 Ekim tarihinde açıklanan Üretici Fiyat Endeksi (PPI) verileri beklentilerin oldukça üzerinde geldi. Aylık PPI %0.6 beklenirken %1.3 olarak gerçekleşti. Bu durum, Fed’in faiz artırımlarına devam edebileceği ihtimalini güçlendiriyor.
PPI verisinin yüksek gelmesi, dün başlayan satış dalgasının ikinci ayağını tetikleyebilir ve özellikle teknoloji hisselerini yeniden vurabilir.
Buna karşın Dolar Endeksi verinin ardından 102.20 seviyelerine yükselse de dünkü kadar sert bir sıçrama yapmadı. Tahvil getirileri ise %5.09 seviyelerinde dengelenmeye çalışıyor.
Türkiye’de Devalüasyon İddiaları ve Kur Beklentisi
Bloomberg’in anonim kaynaklara dayandırdığı devalüasyon iddialarına değinen Hatice Kolçak, kısa vadede şok bir değer kaybı beklemediğini belirtti. Ancak Türk Lirasının enflasyonun altında kaldığını ve gerçek değerinden uzaklaştığını savunuyor.
Analiste göre kurun enflasyona paralel şekilde, kademeli olarak yükselmesi ekonomik dengeler açısından daha sağlıklıdır. Örnek olarak, aylık %1.8 civarında bir artışla kurun 3 ay içinde 52 seviyelerine ulaşabileceği bir senaryo üzerinde duruyor.
Borsa İstanbul ve Petrol Analizi
borsa tarafında 12.000 puan seviyesinin kritik olduğunu belirten Kolçak, bu seviyenin altındaki kapanışların satışları derinleştirebileceğini ifade etti. Mevcut belirsizlikler nedeniyle borsada temkinli kaldığını ve kenardan izlediğini ekledi.
Brent petrol fiyatlarının 104-105 dolar bandında seyretmesinin Türkiye için risk oluşturduğunu vurguluyor. Petrolün 100 dolar üzerinde kalmasının cari açık ve enflasyon üzerinde ciddi bir baskı yarattığını hatırlatıyor.
Sonuç olarak, PPI verilerinin yarattığı negatif hava sürerken piyasaların odağı Fed’in 28 Ekim’deki faiz kararı ve kurdaki kademeli hareketler olacaktır.