Piyasalardaki genel moral bozukluğunun ardından Mert Başaran, en kötü haberlerin fiyatlanıp fiyatlanmadığını ve yatırımcıların nasıl bir strateji izlemesi gerektiğini değerlendirdi.
Küresel Piyasalar ve Nasdaq Beklentisi
Analiste göre Trump’ın siyasi gücünün azalması ve kibrinin kırılması, dünya piyasalarında bir denge ve rahatlama getirebilir. Ancak bu durumun Amerika ekonomisi üzerinde yavaşlatıcı bir etkisi olabilir.
Özellikle Nasdaq tarafında ciddi çekinceleri olduğunu belirten Başaran, endeksin aşırı şiştiğini düşünüyor. Bu nedenle 10.500 seviyelerinden aldığı pozisyonların çoğunu kapattığını ifade ediyor.
Şu anki seviyelerden alım yapmak yerine, Nasdaq’ta 20.000 seviyelerinin görülmesinin daha sağlıklı bir giriş noktası olacağını savunuyor. Amerikan borsasının uzun vadede kazandırdığına katılsa da mevcut şişkinliğin sert bir düzeltme riski taşıdığını vurguluyor.
Borsa İstanbul ve 10.700 Destek Seviyesi
Türkiye piyasasında Mert Başaran, 10.700 seviyesinin kritik bir destek noktası olduğunu belirtiyor. Endeksin bu seviyeyi iki kez test etmesine rağmen aşağı kırmamış olması olumlu bir sinyal olarak değerlendiriliyor.
Buna karşın, yükselişlerin kalıcı olup olmadığını anlamak için piyasanın bir süre yatay seyretmesi gerektiğini savunuyor. Endeksin 15.000’den 11.000 seviyelerine gerilemesinin, uzun vadeli yatırımcılar için uygun rakamlar oluşturduğunu ekliyor.
Borsa herkesin becerebileceği bir alan değildir; bilmeyenlerin sadece popüler söylemlerle bu piyasaya girmemesi gerekir.
Analist, endeks yükselse bile her hissenin yükselmeyeceğini hatırlatıyor. Sadece 30-40 büyük şirketin lokomotif olacağını öngördüğü için spekülatif hisseler yerine endeks fonlarına veya büyük şirket sepetlerine odaklanılmasını öneriyor. Ayrıca 2027’nin ikinci yarısı ve 2028 öncesinde borsa performansının oldukça güçlü olacağı yönündeki öngörüsünü koruyor.
Altın Analizi ve Yatay Seyir Stratejisi
Altın tarafında 3.950 seviyesinin önemli bir destek olduğunu ve fiyatların buradan dönerek %20’lik bir sıçrama yaptığını belirtiyor. Ancak burada da borsa için geçerli olan “yatay seyir” şartını arıyor.
Başaran, altının gerçekten sağlamlaştığını söyleyebilmek için kötü haberlere rağmen 3.950 seviyesinin altına düşmediği bir süreç görmek istiyor. Bu durumun küçük yatırımcılar için daha fazla toplama fırsatı yaratacağını savunuyor.
Öte yandan, piyasadaki popüler 10.000 dolar hedeflerine karşı temkinli yaklaşan analist, gerçekçi olmanın önemini vurguluyor. Algoritmaların yanıltıcı kısa videolarla yatırımcıları yönlendirdiği konusunda uyarıda bulunuyor.
Dolar Kuru ve Bitcoin Görüşü
Dolar kuruyla ilgili olarak, Kasım ayındaki 50 lira öngörüsünün gerçekleştiğini hatırlatan Mert Başaran, yıl sonu kapanışının 51.80 - 52 bandında olacağını tahmin ediyor.
Ancak kur artışının bir kazanç olmadığını, enflasyon ve faiz nedeniyle reel olarak para kaybedildiğini hatırlatıyor. Örneğin, dolar artarken enflasyon nedeniyle paranın alım gücünün düştüğünü belirtiyor.
Kripto paralar tarafında ise Bitcoin için 60.000 dolar seviyesini ideal bir alım noktası olarak görüyor. Mevcut fiyatlardan ekleme yapmak yerine, fiyatın tekrar bu seviyelere gerilemesini beklemenin daha mantıklı olduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak piyasaların yönünü belirleyecek olan temel unsur, destek seviyelerinin kalıcılığı ve küresel siyasi dengelerin nasıl şekilleneceği olacaktır.