Gayrimenkul piyasasındaki fırsatları ve yatırımcı psikolojisini değerlendiren Mert Başaran, özellikle eski konutların gelecekteki potansiyeline dikkat çekti.
Eski Konutlar ve Kentsel Dönüşüm Fırsatı
Mert Başaran’a göre Türkiye’de eski yapı stokunun durumu, yatırımcılar için büyük bir fırsat sunuyor. Analist, özellikle “çöp ev” olarak nitelendirilen eski evlerin alınmasının mantıklı olduğunu savunuyor. Bunun temel nedeni, deprem riski ve kentsel dönüşüm süreçlerinin bu evleri zamanla değerli varlıklara dönüştürecek olmasıdır.
Başaran, özellikle site içerisinde yer alan eski evlerin daha avantajlı olduğunu belirtiyor. Bu tür yatırımların hem arsa payının yüksek olması hem de maliyet avantajı sağlaması nedeniyle “ballı ekmek kadayıfı” olduğunu vurguluyor. Analiste göre, doğru konumda alınan eski bir ev, kentsel dönüşüm sonrası değerini katlayarak ciddi bir kazanç sağlayabilir.
Geleneksel Yatırım Araçlarının Riskleri
Yatırımcıların genellikle yöneldiği altın ve Dolar gibi araçların her zaman kazandırmayacağını belirten Mert Başaran, bu araçların risklerine değindi. Analiste göre, dolar tutmak paranın miktarını artırsa da alım gücünün ciddi şekilde düştüğünü ifade ediyor. Dolayısıyla doların uzun vadede parayı eritebileceğini savunuyor.
Öte yandan, sadece rakamlara odaklanan akademik bilginin sahada her zaman karşılık bulmadığını söylüyor. Başaran, gerçek piyasa bilgisinin “sokağın bilgeliğinden” geldiğini ve sahadaki gözlemlerin teorik bilgilerden daha kıymetli olduğunu belirtiyor.
Finansal Analiz ve Toplumsal Psikoloji
Analist, Türkiye’deki yatırımcıların objektif bilgi yerine duymak istediklerini söyleyen “falcı” tarzı analizlere yöneldiğini savunuyor. Özellikle dolar veya altın için kesin tarih ve rakam verenlerin daha çok izlendiğini ancak bu durumun yatırımcıyı riske attığını belirtiyor.
Buna karşın, piyasalarda Trump gibi küresel aktörlerin etkisi varken kesin tahminler yapmanın imkansız olduğunu vurguluyor. Mert Başaran’a göre, gerçek bir analizde rakam vermek yerine risklerin ve senaryoların konuşulması gerekir.
Analiste göre, toplumun doğruyu değil, kendi inançlarını destekleyen fanatik görüşleri benimseme eğilimi finansal kayıpların temel nedenlerinden biridir.
Yatırımda Objektiflik ve Gerçekçilik
Başaran, finansal okuryazarlığın önündeki en büyük engelin duygusal kararlar olduğunu ifade ediyor. Yatırımcıların, sahip oldukları varlığın (örneğin altın veya dolar) uçacağını söyleyenleri dinleme eğiliminde olduğunu belirtiyor. Ancak bu durumun rasyonel bir yatırım stratejisi olmadığını savunuyor.
Sonuç olarak Mert Başaran, yatırımcıların popüler söylemler yerine sahadaki gerçeklere ve yapısal değişimlere odaklanması gerektiğini belirtiyor. Özellikle kentsel dönüşüm potansiyeli olan bölgelerdeki gayrimenkul hareketleri, önümüzdeki dönemin belirleyici unsurları olabilir.