Yatırım araçları arasındaki geçişlerin önemine değinen Mert Başaran, finansal piyasalarda başarılı olmanın yolunun varlıklara duygusal bağ kurmamaktan geçtiğini belirtti.
Yatırımda Döngüleri Takip Etmek
Analiste göre yatırımcıların en büyük hatası, belirli bir yatırım aracına aşık olmak veya ona saplanıp kalmaktır. Mert Başaran, yatırımda “dönek” olmanın, yani piyasa koşullarına göre pozisyon değiştirmenin kazandıran temel strateji olduğunu savunuyor.
Buna karşın birçok yatırımcı, bir varlığı her fiyattan almanın doğru olduğunu düşünüyor. Ancak analiste göre altın, borsa veya Bitcoin her zaman ve her seviyeden alınamaz. Her yatırım aracının kendine has bir döngüsü vardır.
Özellikle bir varlık çok yükseldiğinde gazdan ayağı çekmek ve uzaklaşmak gerektiğini belirten Başaran, bu süreçte düşmüş ve yatay seyreden varlıklara yönelmenin mantıklı olduğunu ifade ediyor.
Piyasa Analizi ve Risk Yönetimi
Analist, piyasaların bazen en kötü haberler geldiğinde bile düşmemesinin bir fırsat sinyali olduğunu vurguluyor. Örneğin, bir hisse %50 düştükten sonra gelen çok kötü bir habere rağmen sadece %5 daha düşüp toparlanıyorsa, bu durumun fiyatın dip seviyelere ulaştığını gösterdiğini savunuyor.
Başaran’ın değerlendirmesine göre, yatırım araçlarında ortalamayı gereksiz yere yükseltmemek kritik önem taşıyor. Bu nedenle, trendler zirveye ulaştığında kâr realize edip, ucuz kalmış varlıklara geçiş yapmak gerekir.
Yatırımda Yapılan Üç Büyük Hata
Mert Başaran, yatırımcıların sıkça düştüğü üç temel hatayı şu şekilde sıralıyor:
- Yatırım aracıyla duygusal bağ kurmak ve obsesyon geliştirmek.
- Kısa vadede zengin olma hayaliyle sabırsız davranmak.
- Kendi süzgecinden geçirmeden, işi bilmeyen kişilerin veya bazen hatalı tahminler yapan büyük kurumların tüyolarına inanmak.
Özellikle Tüpraş örneğini veren analist, geçmişte bazı kurumların hedef fiyatlarını düşük tuttuğunu ancak varlığın çok daha yüksek seviyelere çıktığını hatırlatıyor.
Enflasyon ve Tüketim Kültürü
Analist, yüksek enflasyon ve faiz sarmalının temel nedeninin toplumdaki gelir-gider dengesizliği ve aşırı tüketim kültürü olduğunu savunuyor. Mert Başaran’a göre, lüks tüketimin bir statü göstergesi haline gelmesi, insanları borçlanmaya itiyor.
Toplum olarak tasarruflu yaşayanları “cimri” olarak nitelendirdiğimiz sürece, borçlanma ve yüksek faiz sarmalından kurtulmamız mümkün değildir.
Bu durumun sadece siyasi tercihlerle değil, kültürel bir alışkanlıkla ilgili olduğunu belirten Başaran, israfın önlenmediği bir ortamda faizlerin kolay kolay düşmeyeceğini ifade ediyor.
Değerli Metallerdeki Son Durum
Son dönemde metallerdeki hareketliliğe dikkat çeken analist, sadece altın değil, bakır gibi diğer metallerin de yüksek kapanışlar yaptığını gözlemlediğini belirtti. Özellikle altın tarafında, fiyatların belirli seviyelere çekilmesinin uzun vadeli toplanma fırsatı sunabileceğini öngörüyor.
Sonuç olarak, yatırımcıların duygusal kararlardan uzak durması ve piyasadaki döngüleri takip ederek strateji belirlemesi, finansal sürdürülebilirlik için belirleyici olacaktır.