Türkiye’nin mevcut ekonomik çıkmazını değerlendiren Prof. Dr. Emre Alkin, sadece para ve maliye politikalarıyla enflasyon sorununun çözülemeyeceğini savunuyor.
Para Politikasının Yetersizliği ve Koordinasyon Eksikliği
Prof. Dr. Emre Alkin’e göre, mevcut ekonomi yönetiminin temel hatası iktisadi sorunları yalnızca para ve maliye politikalarıyla çözebileceğine inanmasıdır. Ancak analist, hayat pahalılığının arkasında tarım, enerji, ulaştırma ve barınma gibi yapısal sorunların yattığını belirtiyor.
Alkin, bu sorunların çözümü için muazzam bir koordinasyon gerektiğini vurguluyor. Ayda bir kez yapılan Ekonomi Koordinasyon Kurulu (EKK) toplantılarının yetersiz olduğunu savunuyor. Buna karşın, tüm bakanlıkların ortak bir ajanda üzerinden çalışacağı güçlü bir orkestra şefliğinin şart olduğunu ifade ediyor.
TCMB ve Toplumsal Güven Sorunu
Analist, TCMB yönetiminin teknik bilgiye sahip olduğunu ancak uygulama noktasında başarısız olduğunu öne sürüyor. Özellikle toplumun ekonomi politikalarına olan güveninin tamamen kaybolduğunu belirtiyor.
Alkin’e göre, toplumun %99’u Merkez Bankası’na güvenmediği için kurum doğru kararlar alsa bile başarı şansı düşük kalıyor. Dolayısıyla, fiyatlama davranışlarındaki bozulmanın ancak güven tesis edilerek düzeltilebileceğini savunuyor.
Petrol Fiyatları ve Risk Senaryoları
Enerji maliyetleri tarafında petrol fiyatlarının seyri kritik bir rol oynuyor. Alkin, petrol fiyatlarının 85 ile 95 dolar arasında bir ortalamayla 2028 Ocak ayına kadar seyredebileceğini öngörüyor.
Ancak analist, daha riskli bir senaryonun da mevcut olduğunu hatırlatıyor. Bu senaryoda petrol fiyatlarının 120, 130 veya 140 dolar seviyelerine çıkabileceğini belirtiyor. Özellikle 145-150 dolar gibi seviyeler görüldüğünde, mevcut tartışmaların anlamını yitireceği uyarısında bulunuyor.
Enflasyonu Düşürmek İçin 15 Maddelik Plan
Prof. Dr. Emre Alkin, ekonominin düzelmesi için 15 ana maddeden oluşan kapsamlı bir plan gerektiğini savunuyor. Bu sürecin toplamda 3-3,5 yıl süreceğini ancak ilk yıldan itibaren meyvelerin toplanabileceğini öngörüyor.
Analistin önerdiği ilk adımlar şunlardır:
- TÜİK’e bağımsız ve toplumca güvenilen uzmanların dahil edilerek veri şeffaflığının sağlanması.
- Türkiye’de üretilmeyen ürünlere uygulanan ilave gümrük vergilerinin rasyonalize edilmesi.
- Gümrük alanlarındaki yüksek konteyner ücretlerinin kaldırılması.
Alkin, gümrüklerdeki maliyetlerin Türkiye’ye yaklaşık 10 milyar dolar ek yük getirdiğini iddia ediyor. Ayrıca, gıda fiyatlarının dünya ortalamasının üzerinde olmasının temel nedeninin tarımdaki koordinasyonsuzluk olduğunu belirtiyor.
Alkin’e göre, insanların gelecekte malların daha pahalı olacağına dair inancı, yüksek faize rağmen tüketimi tetikliyor ve bu durum talep enflasyonundan ziyade bir güven sorunudur.
Sonuç ve Beklentiler
Sonuç olarak Prof. Dr. Emre Alkin, disiplinli bir çalışma ve gerçek bir koordinasyon olmadan mevcut reçetelerin sadece “topu havada tutmak” olduğunu savunuyor. Özellikle tarım ve gümrük kalemlerindeki yapısal düzenlemeler, enflasyonla mücadelede belirleyici olacaktır.