Türkiye ekonomisindeki yapısal sorunları ve para politikası hatalarını değerlendiren Prof. Dr. Emre Alkin, mevcut ekonomi yönetiminin gerçeklerle bağının koptuğunu savunuyor. Özellikle döviz kuru üzerindeki baskının ve koordinasyonsuzluğun piyasayı bir açmaza sürüklediğini belirtiyor.
Petrol Fiyatları ve Enflasyon Riski
Prof. Dr. Emre Alkin, petrol fiyatları için daha önce öngördüğü senaryoları hatırlatıyor. Analiste göre petrolün 85-95 dolar arasında seyretme ihtimali, 2028 Ocak ayına kadar devam edebilir.
Merkez Bankası’nın 89 dolar civarındaki beklentisinin aşılmış olması, enflasyon endişelerini artırıyor. Özellikle piyasalarda tansiyonun yükselmesi durumunda, yıl bitmeden faiz artırım zorunluluğunun doğabileceğini öngörüyor.
Ancak Alkin’e göre faiz artışı tek başına çözüm değil. Çünkü faiz yükseltmek petrol fiyatlarını düşürmez. Ayrıca Merkez Bankası’nın piyasanın inanmadığı enflasyon hedefleriyle hareket etmesi, politika faizinin etkisini zayıflatıyor.
Döviz Kuru ve İhracatçının Çıkmazı
Ekonomi yönetiminin Dolar kuru üzerindeki baskıcı tutumu, sanayici ve ihracatçı üzerinde ağır bir maliyet yaratıyor. Alkin, döviz kurunun yapay şekilde tutulmasının ihracat fiyatlarını anormal şekilde artırdığını savunuyor.
Analistin paylaştığı verilere göre, Türkiye’nin ihracat fiyatları 2020’den beri %45 artarken, dünyada bu artış sadece %15 oldu. Buna karşın, adet bazında ihracat %17 oranında geriledi.
Döviz kurunu baskılayarak ihracatçının sırtına anormal bir maliyet yüklüyoruz. Bu durum, ihracatçının rekabet gücünü kırarak fabrikalarını yurt dışına taşıma eğilimini artırıyor.
Ekonomi Yönetiminde Koordinasyon Eksikliği
Prof. Dr. Emre Alkin, ekonominin sadece üç sihirli hamleyle düzeltilemeyeceğini vurguluyor. Ona göre ekonomi; tarım, sanayi, enerji ve lojistik gibi birçok bileşeni olan dev bir uçak gemisine benziyor.
Sadece Maliye, Hazine ve Merkez Bankası’nın yan yana gelmesinin yeterli olmadığını belirtiyor. Milli Eğitim Bakanlığı’ndan YÖK’e kadar tüm kurumların dahil olduğu, geniş kapsamlı ve siyasi bir koordinasyon ajandası gerektiğini savunuyor.
Reel Sektör ve Borç Yükü
Reel sektörün borç miktarının rekor seviyelere ulaştığına dikkat çeken Alkin, döviz kurunun aniden serbest bırakılmasının sanayiyi sıfırlayabileceği uyarısını yapıyor.
Bu nedenle, kurdaki baskının kademeli ve tedrici bir şekilde azaltılması gerektiğini ifade ediyor. Aksi takdirde, biriken baskının yaratacağı şokun yönetilemez hale gelebileceğini öngörüyor.
Sonuç olarak, Türkiye’nin mevcut darboğazdan kurtulması için basit reçeteler yerine, tüm bakanlıkların mesai mefhumu gözetmeksizin çalışacağı bütüncül bir stratejiye ihtiyaç duyuluyor.