Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimler tırmanırken Prof. Dr. Emre Alkin, ABD, İran ve İsrail arasındaki gerginliğin finansal varlıklar ve enerji koridorları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
ABD ve İran Gerginliğinin Finansal Etkileri
Prof. Dr. Emre Alkin’e göre ABD ile İran arasındaki gerginlik, piyasaların kapalı olduğu hafta sonları tırmanma eğilimi gösteriyor. Ancak Asya piyasaları açılmadan hemen önce müzakere ihtimallerinin gündeme geldiği bir döngü yaşanıyor.
Bu kaos ortamı, yatırımcıların güvenli liman arayışını değiştirdi. Analiste göre, Dolar Endeksi şu an altın varlığından bile daha güvenilir bir liman olarak algılanıyor. Bu durum, küresel para otoritelerinin ve büyük yatırımcıların dolara yönelmesine neden oluyor.
Özellikle Japon Yeni’ndeki değer kaybı kritik bir seviyeye ulaştı. Dolayısıyla Amerikan ve Japon hazineleri, 31 yıl sonra ilk kez Japon Yeni lehine ortak bir müdahalede bulunmak zorunda kaldı.
ABD’nin Mühimmat Sorunu ve Caydırıcılık Riski
Prof. Dr. Emre Alkin, ABD’nin askeri kapasitesine dair kritik bir detaya dikkat çekiyor. Reuters verilerine göre ABD’nin genel mühimmat sorunu olmasa da balistik füze stoklarında sıkıntı yaşandığı belirtiliyor.
Özellikle Tomahawk füzelerinin yarısından fazlasının İran operasyonlarında kullanıldığı ifade ediliyor. Bu durum, ABD’nin başka bir bölgede operasyon yapma kapasitesini kısıtlayabilir.
Buna karşın Çin’in Tayvan konusundaki iştahı artmış durumda. Eğer Çin, ABD’nin Pasifik donanmasındaki bu mühimmat zafiyetini fark ederse, bölgedeki dengeler tamamen değişebilir. Dolayısıyla ABD, caydırıcılık gücünü korumak için bu sıkışmışlığı gizlemek zorunda kalıyor.
Enerji Koridorları ve Lojistik Riskler
Jeopolitik riskler enerji sevkiyatlarını da doğrudan etkiliyor. Özellikle Babül Mendep Boğazı’ndaki riskler nedeniyle Suudi Arabistan tankerlerinin rotasını değiştirdiği görülüyor.
Babül Mendep’in kaybedilmesi durumunda, Asya’ya ham petrol ulaştırma süresi 19 günden 49 güne çıkıyor.
Bu durum maliyetleri artırırken Asya’nın enerji tedariğini tehlikeye sokuyor. Alternatif olarak Mısır üzerinden boru hatlarının kullanımı tartışılıyor. Ancak İran’ın Umman Denizi’ndeki müdahaleleri bu alternatifleri de zorlaştırıyor.
Karadeniz’deki Güvenlik Sorunu ve Afrika Vizyonu
Prof. Dr. Emre Alkin, sadece Ortadoğu değil, Karadeniz’deki saldırıların da denizcilik endüstrisini vurduğunu belirtiyor. Londra merkezli sigorta şirketleri, risklerin artması nedeniyle bazı bölgelere sigorta yapmaktan kaçınıyor.
Öte yandan, küresel güçlerin yeni hedefinin Afrika olduğu vurgulanıyor. Afrika’daki kritik mineraller ve doğal kaynaklar, bir sonraki büyük çatışma alanı olabilir. Birleşik Arap Emirlikleri’nin Afrika’daki stratejik liman yatırımları bu durumun bir öncü göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Türkiye’nin Stratejik Konumu ve Kalkınma Yolu
Türkiye, bölgedeki risklere karşı lojistik gücünü artırma stratejisi izliyor. Özellikle Irak ile imzalanan beş anlaşma ve Kalkınma Yolu Projesi büyük önem taşıyor.
Bu proje kapsamında Ovacık üzerinden yeni bir sınır kapısının açılması bekleniyor. Böylece Türkiye, yeni bir petrol, doğalgaz ve demiryolu koridoru oluşturarak bölgesel etkisini artırmayı hedefliyor.
Son olarak Prof. Dr. Emre Alkin, küresel para arzı ile altın arasındaki ilişkinin zayıfladığını ve paranın artık eskisi kadar altına kaymadığını ifade ediyor. Bu nedenle önümüzdeki süreçte Dolar Endeksi ve emtia fiyatlarının yakından takip edilmesi gerekiyor.