Piyasalarda yaşanan derin düşüşlerin ardından Saffet Öztürk, borsa tarafındaki mevcut krizin boyutlarını ve piyasanın yeniden yükselişe geçmesi için gereken şartları değerlendirdi.
Fon Krizi ve Piyasa Mağduriyeti
Analiste göre mevcut durum artık sadece bir fon krizi olmaktan çıkmış durumda. Dövizle iş yapan ve sürekli büyüyen şirketler dahi %50’ye yakın değer kayıpları yaşadı. Fon krizi yaklaşık 500.000 kişiyi etkilerken, borsada işlem yapan 7 milyon yatırımcının ciddi mağduriyet yaşadığını belirtiyor.
Özellikle Tera hissesindeki sert düşüşe dikkat çeken Öztürk, 6 milyon TL’lik yatırımın 350.000 TL’ye kadar gerilediği örnekleri paylaştı. Ancak sorunun sadece belirli hisselerde değil, genel piyasa güveninde olduğunu vurguluyor.
Faiz İndirimi ve Beklentilerin Karşılanmaması
Para piyasası kurulu, 22 Ekim tarihinde faiz oranlarını 100 baz puan indirerek %37’den %36’ya düşürdü. Normal şartlarda bu durumun piyasayı yukarı taşıması beklenirdi. Buna karşın, 21-23 Ekim tarihleri arasında borsa %3.97 oranında düşüş kaydetti.
Saffet Öztürk’e göre bu durum, problemin temel çarpanlarda değil, tamamen güven ortamında olduğunu kanıtlıyor. Geçen hafta tek sevindirici gelişme, endeksin 10.707 seviyesinden tepki alarak 11.100 seviyesine çıkması oldu. Cuma günü %-4.40 seviyelerini gören piyasa, günü %-1 civarında kapattı.
Yabancı Çıkışları ve Rezerv Kayıpları
Borsadaki düşüşün en büyük etkenlerinden biri yabancı yatırımcıların net çıkışlarıdır. 12-16 Ekim tarihleri arasında 88.8 milyon dolar tutarında çıkış gerçekleşti. Son haftalık toplamda ise borsadan net 526.9 milyon dolar çıkış yapıldı.
Bu durum Merkez Bankası rezervlerine de yansıdı. Haftalık bazda brüt rezervler 2.5 milyar dolar, net rezervler ise 6.2 milyar dolar azaldı. Özellikle swap hariç net rezervlerdeki erime 4.9 milyar dolar seviyesine ulaştı. Analist, bu tabloyu bir güvenlik problemi olarak nitelendiriyor.
Bilançolar ve Hisse Seçim Stratejisi
Önümüzdeki günlerde açıklanacak 3. çeyrek bilançolarının kritik önem taşıdığını belirten Öztürk, yatırımcıların artık daha seçici davranacağını savunuyor. Özellikle 26 Ekim’de Arçelik, Bridgestone, Çimsa, Türk Traktör ve TAVHL bilançoları açıklanacak.
Salı günü Akbank ve Aselsan, çarşamba günü ise Garanti Bankası ve TSKB verileri gelecek. 30 Ekim’de ise Çağdaş Cam ve Gelecek Varlık Yönetimi bilançoları paylaşılacak. Analiste göre, yapısal sorunlara rağmen borsada kalmak isteyenler, sadece karlılığını kanıtlamış şirketlere yönelecektir.
Borsanın Dönüşü İçin Gereken Şartlar
Saffet Öztürk, piyasanın tekrar yönünü yukarı çevirmesi için sadece ekonomik verilere değil, hukuki adımlara ihtiyaç olduğunu savunuyor. Güven probleminin çözülmesi için sorumluların hesap vermesi gerektiğini belirtiyor.
Analiste göre, sadece görevden almalar yeterli değildir; ihmali olanların ve şüphelilerin resmi olarak gözaltına alınması güven ortamını yeniden tesis edecektir.
Öztürk’e göre, devletin kararlılığı somut adımlarla gösterildiğinde borsa çok hızlı bir şekilde dönecektir. Piyasanın sadece birkaç sorunlu hisseden oluşmadığını, 550-560 şirketin sağlıklı işlem görebilmesi için bu temizliğin şart olduğunu ifade ediyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki günlerde açıklanacak bilançolar ve hükümetin atacağı hukuki adımlar, piyasanın yönünü belirleyen temel unsurlar olacaktır.