Borsa yatırımlarında bireysel stratejinin önemi ve fon yönetimindeki riskler üzerine değerlendirmelerde bulunan Saffet Öztürk, yatırımcıların bilinçli hareket etmesi gerektiğini vurguladı.
Bireysel Yatırım ve Fon Yönetimi Riskleri
Saffet Öztürk’e göre borsa yatırımı, başkalarına güvenmek yerine kişisel bilgi ve teknik analizle yürütülmesi gereken bir süreçtir. Analist, yatırımcıların paralarını fonlara emanet ederek başkalarının kararlarına bağımlı kalmalarını riskli buluyor.
Özellikle teknik analiz eğitimleri alarak piyasayı takip etmenin önemini belirten Öztürk, fonların çalışma mekanizmasındaki tehlikelere dikkat çekiyor. Analiste göre, bazı fon yöneticileri hisseleri şişirerek küçük yatırımcıyı yüksek fiyatlardan içeri çekmekte ve ardından bu hisseleri onlara devrederek piyasadan çıkmaktadır.
Hisse Seçimi ve Piyasa Manipülasyonları
Analist, piyasada 10 liradan 300 liraya çıkan hisselerin genellikle temel verilere değil, manipülatif hareketlere dayandığını savunuyor. Bu noktada, profesyonel teknik analizcilerin zirve yapmış hisselere girmediğini, aksine dip seviyelerde bekleyen şirketleri tercih ettiğini belirtiyor.
Öztürk, geçmişte paylaştığı örnekler üzerinden stratejisini açıklıyor. Özellikle Mercan Kimya hissesinin dip seviyelerde yatay seyrettiğini ve şirketin reel büyüme kaydettiğini ifade ediyor. Ayrıca Saya Holding ve Horoz Lojistik gibi şirketlerin de temel olarak güçlü olduğunu ve gerçek büyüme gösterdiklerini savunuyor.
Analiste göre, yatırımcılar sosyal medyadaki “kurtarıcı” figürlere güvenerek hareket ettikleri için manipülasyonların kurbanı olmakta ve tahtacıları zengin etmektedir.
Makroekonomik Beklentiler ve Kamu Yönetimi
Saffet Öztürk, piyasalardaki belirsizliğin giderilmesi için kamu kurumlarının daha şeffaf ve güven verici iletişim kurması gerektiğini düşünüyor. Özellikle Merkez Bankası’nın iletişim sıklığını artırması ve piyasaya güven vermesi gerektiğini vurguluyor.
Bununla birlikte, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in piyasa koşulları ve artan maliyetler karşısında daha aktif bir iletişim yürütmesi gerektiğini savunuyor. Analiste göre, yetkililerin yapacağı güven verici açıklamalar enflasyon ve faiz beklentilerini aşağı çekebilir.
Yatırımcı Psikolojisi ve Gelecek Senaryosu
Borsadaki yatırımcıların, şirketlerin borçlarını kapatmak için yaptıkları halka arzlara ve bedelli sermaye artırımlarına destek verdiğini belirten Öztürk, yatırımcıların devlet tarafından manevi olarak desteklenmesi gerektiğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, piyasadaki volatiliteye rağmen reel büyüme kaydeden ve dip seviyelerde olan şirketlerin uzun vadede potansiyel taşıdığını öngörüyor. Ancak bu süreçte teknik analizden kopmamak ve manipülatif hareketlerden uzak durmak kritik önem taşıyor.