Almanya’nın önde gelen bankalarından Commerzbank’ın Türk lirasına yönelik yeni uyarıları sonrası Selçuk Geçer, Dolar kuru üzerindeki baskıların ve olası bir kırılmanın detaylarını analiz etti.
Commerzbank’ın Dolar Tahmini ve Kur Döngüsü
Commerzbank’a göre Türk lirası yıl sonuna kadar değer kaybetmeye devam edebilir. Banka, kurun bir üst banda çıkmasını bekliyor. Bu kapsamda öngörülen hedef aralığı 53 lira ile 55 lira bandı olarak belirtiliyor.
Selçuk Geçer’e göre kur, klasik bir hareket sergiliyor. Önce yatay bir seyir izliyor, ardından hızla yükselerek yeni bir seviyeye geçiyor. Analist, şu an bu yatay dönemin sonunda olunduğunu ve yeni bir zıplamanın kapıda olduğunu savunuyor.
TCMB Rezervleri ve Likidite Riski
TCMB toplam rezervleri 178.4 milyar dolara yükselmiş durumda. Swap hariç net rezervler ise 40.8 milyar dolardan 50.6 milyar dolara çıktı. Ancak Selçuk Geçer, tek haftalık 9.8 milyar dolarlık artışın yanıltıcı olduğunu belirtiyor.
Analiste göre bu rezerv seviyesi, olası bir şoku karşılayacak boyutta değil. Özellikle carry trade işlemleri çözüldüğünde veya reel sektörle birlikte dövize hücum başladığında bu rezervlerin hızla eriyebileceğini öngörüyor. Dolayısıyla mevcut rezervlerin geçici olduğunu ve bir kur şokunda etkisiz kalacağını vurguluyor.
Vatandaş ve Reel Sektörün Döviz Talebi
Sadece merkez bankası değil, gerçek kişiler ve şirketler de döviz topluyor. Geçen hafta döviz mevduatları 1 milyar 7770 milyon dolar arttı. Bunun 1 milyar 403 milyon dolarlık kısmı doğrudan vatandaşlardan geldi.
Selçuk Geçer’e göre piyasadaki genel kanı, doların artık tutulamayacak bir seviyede olduğu yönünde. Bu durum, vatandaşın tasarruf ve korunma amacıyla altın ve dolara yönelmesine neden oluyor. Ancak bu talep, kur üzerindeki baskıyı daha da artırıyor.
Carry Trade ve Yabancı Sermaye Tehlikesi
Yabancı sermaye girişleri 55 milyar doları aşmış durumda. Ancak Selçuk Geçer, bu paranın kalıcı olmadığını savunuyor. Borsaya gelen yabancı payının sadece 1,5 milyon dolar, devlet iç borçlanma senetlerine giren payın ise 505 milyon dolar olduğunu hatırlatıyor.
Yabancı yatırımcı Türkiye’nin yatırım hikayesini değil, yüksek faiz ortamındaki vurkaç fırsatını satın alıyor.
Analiste göre, faizlerin yanlışlıkla indirilmesi veya bir şok yaşanması durumunda yabancılar hızla çıkış yapacaktır. Bu ani çıkış, kur kırılmasını tetikleyerek zincirleme bir reaksiyon başlatabilir.
Cari Açık ve Ekonomik Kilitlenme
Baskılanmış kur politikası, ithalatı cazip hale getirirken ihracatçının rekabet gücünü kırıyor. Bu durum cari açığın hızla yükselmesine yol açıyor. Enerji ve hammadde ithalatı nedeniyle dış denge bozulmaya devam ediyor.
Selçuk Geçer, ekonominin yüksek faiz ve baskılı kur nedeniyle kilitlendiğini belirtiyor. Kuru serbest bırakmak enflasyonu patlatırken, baskılamak ise reel sektörü ve üreticiyi boğuyor.
Gelecek Senaryoları ve Kritik Alarmlar
Analist, önümüzdeki süreçte dört kritik verinin takip edilmesi gerektiğini savunuyor. Bunlar; swap hariç net rezervler, vatandaşın döviz mevduatları, yabancı para hareketleri ve cari açık verileridir.
Selçuk Geçer’in baz senaryosuna göre, yıl sonuna kadar ani bir şoktan ziyade kontrollü bir değer kaybı daha olası görünüyor. Ancak bu sistemin sürdürülebilir olmadığını ve frenin bir noktada patlayacağını öngörüyor. Sonuç olarak, doların yükselip yükselmeyeceği değil, bu yükseliş hızının ne kadar süre kontrol edilebileceği temel soru olarak kalıyor.