Yabancı yatırımcıların Türk lirası pozisyonlarındaki çözülme ve küresel piyasalardaki dalgalanmalar sürerken, Selçuk Geçer güncel ekonomik riskleri ve altın beklentilerini değerlendirdi.
Türkiye’de Kur Baskısı ve Rezerv Kayıpları
Analiste göre yabancı yatırımcılar liradan hızla çıkış yapıyor. Özellikle yabancıların Türk bankalarıyla yaptığı lira türev işlemlerinin büyüklüğü, Ekim ayının son üç haftasında 10 milyar dolar eridi. Bu durumla birlikte pozisyonlar 60 milyar dolar seviyesinden 50.4 milyar dolara geriledi.
Buna ek olarak yabancılar tahvil satışlarını sürdürüyor. Geçen hafta yaklaşık 749 milyon dolarlık devlet tahvili satışı gerçekleşti. Selçuk Geçer, bu çıkışların temel nedeninin fon krizinin yarattığı güvensizlik olduğunu savunuyor.
Merkez Bankası rezervlerindeki düşüş ise dikkat çekici boyutta. Brüt rezervler bir haftada 162.2 milyar dolardan 158.1 milyar dolara indi. Özellikle swap hariç net rezervler 24.3 milyar dolara kadar çakıldı. Bu seviye son 7 ayın en düşük noktası olarak kaydedildi.
Dolar Kurunda Olası Senaryolar
Dolar şu an 50 liranın üzerinde seyrediyor. Selçuk Geçer, tek başına 50 rakamının kontrolün kaybedildiği anlamına gelmediğini belirtiyor. Ancak yükseliş hızının ve temponun kritik olduğunu vurguluyor.
Eğer rezerv erimesi ve yabancı çıkışı hızlanırsa kurda sert hareketler görülebilir. Analiste göre kontrol kaybedilirse ilk hedef 80 lira olacak. Sonrasında ise 110-120 lira seviyeleri konuşulmaya başlanabilir.
Fon krizi ve uluslararası kurumların borsanın ligini düşürme ihtimali, dolar üzerindeki baskıyı artırarak yükselişi tetikleyebilir.
Küresel Piyasalarda Teknoloji Depremi
Dünya piyasalarında özellikle teknoloji hisselerinde ciddi bir yıkım yaşandı. Nasdaq endeksi bir günde %6.4 oranında değer kaybetti. Bu düşüşle birlikte piyasadan 2.3 trilyon dolarlık bir değer buharlaştı.
Çip hisselerindeki kayıp %12’ye ulaşırken, Nvidia hisseleri %9’dan fazla değer kaybetti. Selçuk Geçer, bu satışların iki temel nedeni olduğunu belirtiyor. İlk neden, ABD seçimleri sonrası yapay zeka şirketlerine gelecek daha sıkı düzenleme korkusu.
İkinci neden ise yatırımcıların yapay zeka yatırımlarının karşılığının ne zaman alınacağını sorgulamaya başlamasıdır. Büyük fonların pozisyon küçültmesi, bu düzeltmenin kısa süreli olmayabileceğini gösteriyor.
Altın ve Gümüş İçin Yükseliş Beklentisi
Küresel belirsizliklere rağmen merkez bankaları ve ETF’lerin altın alımları sürüyor. Ancak petrol ve enflasyon baskısı yükselişi şu an için sınırlıyor. Ayrıca ABD’de tarım dışı istihdamın 165.000 gelmesi, Fed’in faiz artırım ihtimalini tekrar gündeme getirdi.
Buna karşın Selçuk Geçer, Fed’in faiz artırmayacağı ve ileride indirimleri konuşacağı kanaatinde. Özellikle ABD ile İran arasındaki olası uzlaşmanın altın fiyatlarını yukarı taşıyacağını öngörüyor.
Analiste göre bu yıl altın yılı olacak. Kısa vadede 5.000 dolar seviyesinin uzak olmadığını savunuyor. Bu seviye kırıldığında ise fiyatların hızla 5.600 dolara ulaşabileceğini öngörüyor.
Gram Altın ve Yerel Riskler
Türkiye’deki kur riski, gram altın fiyatlarını doğrudan etkileyecektir. Doların 80 veya 120 lira seviyelerine gitmesi durumunda, gram altın fiyatının bir anda 13.000 TL seviyelerine çıkabileceği uyarısında bulunuyor.
Sonuç olarak, 12 Kasım’da açıklanacak enflasyon raporundaki kur politikası ve rezerv yönetimi, önümüzdeki dönemin yönünü belirleyecektir.