Ekim ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından Selçuk Geçer, vatandaşın alım gücündeki düşüşten küresel piyasalara kadar uzanan kritik bir enflasyon analizi gerçekleştirdi.
Enflasyon Verileri ve Vatandaşın Bütçesi
Ekim ayında fiyatlar %2.58 oranında artarken, yıllık enflasyon %29.7 olarak kaydedildi. Selçuk Geçer’e göre bu genel oran, vatandaşın gerçek giderlerini yansıtmıyor. Özellikle konut, su, elektrik ve gaz grubundaki yıllık artışın %40.24 olması dikkat çekiyor.
Kira artışları ise 12 aylık TÜFE ortalaması olan %31.23 üzerinden hesaplanıyor. Örneğin, 20.000 TL kira ödeyen bir vatandaşın yeni kirası 26.246 TL’ye yükseliyor. Dolayısıyla sadece kira için ek olarak 6.246 TL kaynak yaratılması gerekiyor.
Emekli zamları konusunda ise Temmuz-Ekim arası bileşik enflasyonun yaklaşık %8.3 civarında olduğunu belirtiyor. Asgari ücretin otomatik yükselmediğini hatırlatan analist, piyasada emekliye %10, asgari ücretliye %20 gibi rakamların konuşulduğunu ifade ediyor.
Reel Sektör ve Otomotivdeki Sert Daralma
Satın alma gücündeki kayıplar reel sektörü doğrudan etkiliyor. Özellikle otomotiv sektöründe ciddi bir daralma yaşanıyor. Ekim ayında otomobil ve hafif ticari araç satışları geçen yıla göre %30.4 geriledi.
Selçuk Geçer, hafif ticari araçlardaki %39.52’lik düşüşün esnaf ve küçük işletmelerin araç yenileme kapasitesinin bittiğini gösterdiğini savunuyor. Yüksek faizler ve artan maliyetler finansmana erişimi zorlaştırıyor.
Togg Ortaklık Değişimi ve Vestel Detayı
Türkiye’nin yerli otomobili Togg’da önemli bir yapısal değişim yaşanıyor. Anadolu Grubu ve Vestel Elektronik, %23’er olan paylarını satma kararı aldı. Anadolu Grubu’nun %12’lik payı Türkiye Varlık Fonu’na, %11’lik payı ise Turkcell’e geçecek.
Vestel’in %23’lük payının tamamı ise Türkiye Varlık Fonu tarafından devralınacak. Her iki şirketin pay bedeli 184 milyon euro olarak belirlendi. Ancak Vestel’in bu gelirin en az %90’ını banka kredisi borçlarını ödemek için kullanacak olması kritik bir detay.
Analiste göre, bir yatırımın satış gelirinin yeni yatırıma değil borç ödemesine ayrılması, reel sektörün yaşadığı dar boğazın ve artan iflas risklerinin somut bir göstergesidir.
Dış Ticaret Açığı ve Kur Riski
İhracatın 25.9 milyar dolara ulaşması olumlu görünse de Selçuk Geçer, madalyonun diğer yüzüne dikkat çekiyor. İthalatın 32 milyar 584 milyon dolar olması nedeniyle yaklaşık 6.7 milyar dolarlık bir açık oluştu.
İlk 10 ayda ihracat 236 milyar dolara çıkarken, ithalat 314.5 milyar dolara fırladı. Bu durum dış ticaret açığını 77.7 milyar dolar seviyesine taşıdı. Ayrıca cari açık 40 milyar doların üzerinde seyrediyor.
Finansman kaynağının niteliği bozulursa Dolar üzerindeki baskının artacağını öngörüyor. Kurun her an kontrolden çıkabileceğini ve bunun bedelinin ağır olacağını vurguluyor.
ABD Ara Seçimleri ve Küresel Piyasalar
Dünya gündeminde ise ABD’deki ara seçimler ön plana çıkıyor. Temsilciler Meclisi’ndeki 435 koltuk ve Senato’daki 35 koltuk için yapılan bu seçimler, Trump’ın yetki alanını belirleyecek.
Eğer Demokratlar hem Senato hem de Temsilciler Meclisi’nde çoğunluğu ele geçirirse piyasaların rahatlayacağını düşünüyor. Bu senaryoda petrol fiyatlarının düşmesi, tahvil faizlerinin gerilemesi ve altın fiyatlarının yükselmesi bekleniyor. Ayrıca Bitcoin’in 80.000 ve ardından 100.000 dolar seviyelerine yönelebileceğini öngörüyor.
Buna karşın, Cumhuriyetçilerin zaferiyle Trump’ın daha da güçlenmesi durumunda İran ile savaş riskinin artacağını savunuyor. Bu durumun faizleri yükselteceğini ve altın ile Bitcoin üzerindeki baskıyı artıracağını belirtiyor.
Sonuç olarak, ABD seçim sonuçları ve Türkiye’deki dış ticaret finansmanının niteliği, önümüzdeki dönemin yönünü belirleyecek temel unsurlar olacaktır.