Selçuk Geçer’in analizlerine göre, piyasalar şu anda İran-ABD gerginliği nedeniyle yatay bir seyir izliyor. Özellikle 120 dolara doğru yükselen petrol fiyatları, dikkat edilmesi gereken en önemli nokta olarak öne çıkıyor. Analist, savaşın hızlıca çözülmemesi durumunda petrol fiyatlarındaki artışın göz ardı edilemez hale geleceğini vurguluyor.
Finans Piyasası Analizi: Riskler ve Stratejiler
İran ve ABD arasındaki artan gerilim, küresel piyasaları olumsuz etkiliyor. Hürmüz Boğazı’nın potansiyel olarak kapanması, ABD’nin Suudi Arabistan’daki üsleri kullanması ve İran’ın misilleme tehditleri, piyasada belirsizliği artırıyor. Bu durum, özellikle enerji piyasalarında hissediliyor. Sürdürülebilir petrol fiyatı seviyesi olarak 110 dolar öngörülürken, alternatif olarak Yenb Limanı üzerinden petrol sevkiyatı da gündemde.
Diğer önemli gelişmeler ise şu şekilde:
- Altın Fiyatları (XAUUSD): Altın, 4.100 dolar seviyelerini gördü ve barış senaryosunda daha da yükselebilir.
- Fed Para Politikası (FED): Faiz indirim beklentisi sürerken, savaşın uzaması durumunda Fed’in faiz artışına gidebileceği uyarısı yapılıyor.
- Küresel Ticaret: Savaşın küresel ticareti %1.44 oranında daraltabileceği ve Basra Körfezi’ndeki ticari taşımacılığı tehdit edebileceği belirtiliyor.
- Stagflasyon Riski: Avrupa ve Amerika’nın stagflasyona sürüklenme endişesi artıyor.
- ABD Ekonomik Verileri (SP500): Ticari faaliyetler son 11 ayın en düşük seviyesine geriledi.
- ABD-İran Petrol Anlaşması: ABD’nin İran’ın petrol ticaretine izin vermesi ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik olası sinyaller piyasaları etkiliyor.
İran savaşı çabuk çözülmezse petrol fiyatlarındaki artış göz ardı edilemez hale gelebilir ve Fed kararları belirsizleşebilir. Bu durum, küresel ekonomiyi derinden etkileyebilir.
Piyasaların önümüzdeki dönemde nasıl seyredeceği, İran-ABD ilişkilerinin nasıl gelişeceğine bağlı. petrol fiyatlarındaki artışın kontrol altına alınması ve FED kararlarının netleşmesi, piyasaların istikrar kazanması için kritik önem taşıyor. altin ise güvenli liman olma özelliğini koruyarak, jeopolitik risklere karşı yatırımcıların ilgisini çekmeye devam edebilir.