Türkiye’nin dış ticaret açığındaki bozulma ve artan faiz giderleri sürerken, Selçuk Geçer altın ve döviz kurları üzerinden ciddi bir kur şoku riskine dikkat çekti.
Dış Ticaret Açığı ve Kur Riski Senaryosu
Selçuk Geçer’e göre Temmuz ayı itibarıyla dış ticaret açığı 60 milyar dolar seviyesine ulaştı. Analist, bu eğilimin devam etmesi durumunda yıl sonunda açığın 110 milyar dolar civarına çıkabileceğini öngörüyor. Ayrıca cari açığın 70-80 milyar dolar seviyelerine ulaşmasının şaşırtıcı olmayacağını belirtiyor.
Bu açığın finansmanı konusunda ciddi sorunlar yaşandığını savunan Geçer, ihracatın kur baskısı nedeniyle rekabet gücünü kaybettiğini vurguluyor. Turizm tarafında ise otel doluluk oranlarının %52’ye gerilediğini ve gelirlerin düştüğünü ifade ediyor. Dolayısıyla, döviz girdisi sağlayan ana sektörlerin daralması, piyasayı büyük bir kur şokuyla karşı karşıya bırakabilir.
Döviz Kurları ve Carry Trade Tehlikesi
Güncel rakamlara bakıldığında Dolar 47,69, Euro 55 ve Sterlin 64,35 seviyelerinde işlem görüyor. Geçer’e göre Euro’daki yükselişin temel nedeni, Dolar endeksinin 99,60 seviyelerine çekilmesi ve paritenin 1,1560’a yükselmesidir. Ancak asıl riskin, Türkiye’ye gelen “tefeci parası” olarak adlandırdığı carry trade akışında olduğunu belirtiyor.
Analiste göre, olası bir faiz indirimi veya siyasi kriz durumunda, ülkeye giren 55 milyar doların hızla çıkabileceğini savunuyor. Bu durumun, Merkez Bankası’nın swap hariç net rezervlerini anında negatife düşürebileceğini ve kuru kontrolsüzce yukarı itebileceğini öngörüyor. Özellikle reel sektörün borçlarının 200 milyar doları aşması, döviz talebini daha da körükleyen bir unsur olarak öne çıkıyor.
Altın ve Gümüş İçin Yükseliş Hedefleri
Altın tarafında ons fiyatının 4.341 dolar seviyesinden kapandığını belirten Selçuk Geçer, yükselişin temel nedenlerini ABD istihdam verilerinin kötüleşmesi ve faiz indirim beklentilerinin artması olarak açıklıyor. Ayrıca merkez bankalarının altın alımları ve ETF’lerin yeniden yönelmesi fiyatları yukarı itiyor.
Analistin ons altın için öngördüğü seviyeler şunlardır:
- 4.500 dolar kritik ve hızlıca kırılacak bir direnç noktasıdır.
- 4.600-4.800 dolar aralığında kısa süreli takılmalar olabilir.
- Ardından 5.000 dolar ve yeni rekor seviyeler hedefleniyor.
- Uzun vadede 5.500-5.600 dolar taban oluşursa, 7.000 ve 10.000 dolar hedefleri gerçekçi hale gelir.
Gümüş tarafında ise hareketlerin altına göre daha agresif olacağını savunuyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarının gümüş talebini artırdığını belirten Geçer, yakın zamanda 100 dolar üzerinin görülebileceğini öngörüyor. Ancak bir kur kırılması yaşanırsa, gram altın fiyatlarının bir sabah uyandığımızda 14.100 lira üzerinde görülebileceği uyarısında bulunuyor.
Kamu Maliyesi ve Faiz Giderleri Krizi
Türkiye’nin faiz harcamalarının ilk 7 ayda 1,9 trilyon liraya ulaştığını belirten Geçer, hazine nakit dengesindeki tabloyu korkutucu buluyor. Temmuz ayındaki 395,7 milyar liralık açığın 325,9 milyar lirasının doğrudan faiz gideri olduğunu vurguluyor.
Analiste göre Türkiye resmen faize çalışıyor ve bu borcun %50’den fazlası döviz cinsi olduğu için kurdaki her hareket maliyetleri daha da artıracaktır.
Son olarak otomotiv sektöründeki %25’lik daralmanın ve mevduat faizlerinin %39,6’ya gerilemesinin döviz talebini artıracağını savunuyor. Sonuç olarak, mevcut ekonomik veriler ve dış borç yükü, kurun 80 lira seviyelerine fırlama riskini beraberinde getiriyor.