Türkiye ekonomisindeki rezerv artışları ve reel sektörün derinleşen krizi, Selçuk Geçer’in analizleriyle değerlendiriliyor. Analiste göre mevcut tablo, basit bir dalgalanmadan ziyade ciddi bir kur şoku riskini barındırıyor.
TCMB Rezervleri ve Kur Şoku Riski
TCMB verilerine göre brüt rezervler 157.2 milyar dolar seviyesinde bulunuyor. Net rezervler ise 52 milyar dolar olarak kaydedildi. Ancak Selçuk Geçer, swap hariç net rezervlerin yani gerçek nakdin 34.6 milyar dolar olduğunu vurguluyor.
Analiste göre Merkez Bankası, zararına da olsa piyasadan döviz toplamaya devam ediyor. Bu durum, olası bir kur krizinde satılabilecek dolar miktarını artırma çabasıdır. Ancak yabancı yatırımcıların hızla çıkması durumunda bu rezervlerin yetersiz kalacağını savunuyor.
Reel Sektörde Finansman Krizi ve Yapılandırmalar
Reel sektörün ciddi bir finansman krizi yaşadığını belirten Geçer, şirketlerin krediye ulaşmakta zorlandığını ifade ediyor. Kredi bulabilenlerin ise çok yüksek faizlerle karşılaştığını belirtiyor. Özellikle Vestel Elektronik ve Zorlu Grubu gibi dev şirketlerin yeniden yapılandırmaya gitmesi, krizin boyutunu gösteriyor.
Analiste göre bu durum bir iflas değil, borçların süresini uzatarak ayakta kalma çabasıdır. Ancak dev şirketler bu durumdayken orta ölçekli işletmelerin çok daha büyük risk altında olduğunu savunuyor. Finansman maliyetlerinin bazı şirketlerde %86 seviyelerine ulaştığını ekliyor.
Döviz Mevduatları ve Yastık Altı Eğilimi
Gerçek kişilerin döviz mevduatlarının azalması, piyasada yanlış yorumlanıyor. Selçuk Geçer’e göre bu durum Türk lirasına dönüşü değil, paranın yastık altına kaçışını simgeliyor. Vatandaşlar bankacılık sistemine olan güvenini kaybettiği için fiziki dövize yöneliyor.
Öte yandan tüzel kişilerin döviz mevduatları 1 milyar 589 milyon dolar artış gösterdi. Şirketler, yüksek dış borç yükü nedeniyle panik halinde döviz topluyor. Analiste göre reel sektör, olası bir kur kırılmasına karşı kendisini garanti altına almaya çalışıyor.
Carry Trade ve Enflasyon Beklentileri
Carry trade yatırımcılarının yüksek faiz ortamında Türkiye’ye geri döndüğünü belirten Geçer, bu durumun kalıcı bir yatırım olmadığını savunuyor. Analiste göre bu yatırımcılar, kriz çıkmadan önce son bir vurgun yapıp ülkeden ayrılmayı planlıyor.
enflasyon tarafında ise Haziran ayı beklentilerinin düşük tutulmasının emeklileri olumsuz etkileyeceğini öngörüyor. Bazı anketlerin aylık artışı %0.97 olarak tahmin etmesinin, maaş zamlarını engellemek için bir illüzyon olduğunu iddia ediyor.
Selçuk Geçer’e göre Türkiye’de şu an bir kriz değil, uzun süredir devam eden ve derinleşen ekonomik bir buhran yaşanıyor.
Altın Hedefleri ve Küresel Beklentiler
Küresel piyasalarda faiz indirim beklentilerinin ön plana çıkacağını belirten analist, altın fiyatlarının dengelenme sürecine girdiğini söylüyor. Ons altının 4.080 dolar seviyelerinde dengelendikten sonra önce 5.000 doları, ardından 7.000 dolar hedefini göreceğini öngörüyor.
Gram altın için ise 10.000 TL seviyesinin küçük bir hedef olduğunu savunuyor. Sonuç olarak, Fed’in faiz politikaları ve jeopolitik gerilimlerin azalması, değerli metallerdeki yükselişi tetikleyebilir.