Küresel piyasalarda jeopolitik gerilimlerin azalması ve ABD Senatosu’nun kritik kararları, Brent petrol ve altın fiyatlarında yeni bir dönemi başlatıyor. Selçuk Geçer, piyasalardaki bu hareketliliğin temel nedenlerini ve yatırımcıların dikkat etmesi gereken riskleri değerlendirdi.
ABD Senatosu ve Savaş Senaryoları
ABD Senatosu, Trump’ın tek başına savaş başlatmasını engelleyen kararı onayladı. Analiste göre bu durum, Cumhuriyetçilerin çoğunluğuna rağmen Trump’ın karşısında duran bir hamle olarak öne çıkıyor. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte savaşların büyümediği, aksine barışa evrildiği bir döneme giriliyor.
Özellikle İran ile ABD arasındaki nükleer denetimler konusunda uzlaşma sağlanması dikkat çekici. Trump’ın nükleer denetimleri kabul etmesi ve Uluslararası Enerji Ajansı’nın süreci denetleyecek olması, gerilimi düşürüyor. Ancak Geçer, Trump’ın “müdahale” adı altında hala saldırı kapısını aralık bıraktığını hatırlatıyor.
Brent Petrol Fiyatlarında Düşüş Beklentisi
Barış emareleri ve ABD Hazine Bakanlığı’nın İran petrolleri için verdiği 60 günlük vize, Brent petrol fiyatlarını aşağı çekiyor. İran’ın yeniden Swift sistemini kullanabilecek olması, piyasaya yeni arzların girmesi anlamına geliyor.
Buna ek olarak Libya, Suudi Arabistan ve Irak’ta üretim hızla artıyor. Süveyş Kanalı’ndaki normalleşme ile birlikte petrol fiyatlarının 70 dolar seviyesinin altına zorlanabileceğini öngörüyor. Bu durum, küresel enflasyon üzerindeki baskının azalmasına yol açacaktır.
ABD Ekonomisi ve Stagflasyon Riski
ABD imalat aktivitesi son 4 yılın zirvesine çıksa da talep tarafında ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Fabrikalar üretiyor ancak tüketim aynı hızda artmıyor. Bu dengesizlik, stokların birikmesine ve enflasyonun aşağı yönlü baskılanmasına neden oluyor.
Selçuk Geçer’e göre, büyümenin yavaşladığı bu ortamda stagflasyon korkusu ön plana çıkacak. Dolayısıyla [FED](/etiket/fed] enflasyondan ziyade büyümeyi birinci kriter olarak ele almak zorunda kalacak. Bu değişim, piyasaların yeniden faiz indirimi konuşmasını sağlayacaktır.
Altın ve Kripto Para Fiyatları
Faiz indirimlerinin konuşulmaya başlanması, en çok altın ve kripto varlıklara yarayacaktır. Şu anki geri çekilmelerin bir düzeltme olduğunu belirten analist, dip seviyelerin yaklaştığını savunuyor.
Özellikle SpaceX halka arzı sonrası piyasadan çekilen likiditenin, artık doygunluğa ulaştığını belirtiyor. SpaceX tarafındaki 600 milyar dolarlık kayıp, paranın tekrar ucuz kalmış olan altın ve teknoloji hisselerine kayabileceğini gösteriyor.
Analiste göre piyasada “altından artık bir şey olmaz” algısı yaratılarak yatırımcılar ters köşeye yatırılmaya çalışılıyor.
Türkiye’nin Kur Riski ve Carry Trade
Türkiye tarafında ise carry trade işlemlerinin geri dönmesinin bir müjde olarak sunulmasını eleştiren Geçer, asıl tehlikenin reel sektörde olduğunu vurguluyor. Şirketlerin döviz açığının 205 milyar dolara ulaştığını belirtiyor.
Bu durum, şirketler üzerindeki kur riskinin derinleştiğini kanıtlıyor. Sonuç olarak, yakın zamanda yaşanabilecek bir kur krizi, bu yüksek döviz açığı nedeniyle çok ağır bedellere yol açabilir. Dolar kuru üzerindeki bu baskı, makroekonomik riskleri artırıyor.
Önümüzdeki Temmuz ayının 14’ünde açıklanacak ABD enflasyon verisi, FED’in yol haritasını ve dolayısıyla küresel varlık fiyatlarını yeniden şekillendirebilir.