Borsa İstanbul’un Eylül ayını %16,5 kayıpla kapatmasıyla birlikte Yatırım 101, piyasalardaki mevcut riskleri ve önümüzdeki dönem stratejilerini değerlendirdi. Analiste göre 2008 krizinden bu yana görülen en kötü ay geride kalırken, yatırımcıların dikkat etmesi gereken kritik noktalar bulunuyor.
Borsa İstanbul ve Fon Tasfiyeleri
Eylül ayında 131 yatırım fonu için tasfiye kararı alındı. Bu durum, nakit ihtiyacı olan fonların en likit hisseleri satmasına neden oldu. Ancak satış baskısı sadece ilgili fonlarla sınırlı kalmadı ve tüm piyasaya yayıldı.
Analiste göre hasar eşit dağılmadı. BIST 30 şirketleri ay boyunca %10 civarında gerilerken, BIST 100 dışındaki hisselerde %35’lik bir düşüş yaşandı. Özellikle 24 hisse tek ayda değerinin %70’ten fazlasını kaybetti. Dolayısıyla yan tahtalarda oluşan güven kaybının bir süre daha devam etmesi bekleniyor.
SPK Ara Ödeme Kararı ve Detaylar
SPK, tasfiye sürecindeki fonlarda yatırımcılar için 1 milyon TL’ye kadar ara ödeme yolunu açtı. Ancak Yatırım 101, bu kararın detaylarının dikkatle okunması gerektiğini vurguluyor. Ödemenin gerçekleşmesi için mutabakatın tamamlanmış olması şart.
Ödemeler şu şekilde işleyecek:
- Net yatırım tutarı 700.000 TL olan bir yatırımcı, tutarın tamamını ara ödemeyle alabilir.
- 5 milyon TL ve üzeri yatırımı olanlar ise şimdilik sadece 1 milyon TL alabilecek.
- Geri kalan tutar için nihai tasfiye süreci beklenecek.
Bu 1 milyon TL’lik sınır kişi başı değil, fon başına uygulanıyor. Ayrıca bu ödeme bir garanti değil; nihai tutarı varlıkların ne kadarının nakde çevrilebildiği belirleyecek. Ödemelerin para piyasası fonlarından başlaması öngörülüyor.
Borsa Stratejisi ve Likidite Odağı
Önümüzdeki 6 ay boyunca borsa tarafında yalnızca BIST 100 ve özellikle BIST 50 şirketlerine odaklanılacağı belirtiliyor. Yan tahtalarda canı yanan yatırımcıların oraya kolayca dönmeyeceği savunuluyor.
Analiste göre piyasa, sağlam şirketlerin likidite üzerinden ayrıştığı bir döneme giriyor. Bu süreçte, fonların zorunlu satışları nedeniyle fiyatı düşmüş ancak temel bilançosu güçlü kalmış şirketler ön plana çıkacak. Ayrıca 1 Ekim’de BIST 100’den 27 şirketin çıkarılması, endeks kriterlerinin sorgulanması gerektiğini gösteriyor.
ABD Yapay Zeka Yatırımları ve Borç Riski
Amerika tarafında 10 yıllık tahvil faizlerinin %5’in üzerine çıkması kritik bir risk olarak görülüyor. Özellikle yapay zeka yatırımlarının finansman yöntemi dikkat çekiyor. Şirketler artık yatırımlarını nakit yerine borçla karşılıyor.
Veriler şu şekilde:
- 2026’nın ilk 6 ayında tahvil ihracı 194 milyar dolara ulaştı.
- Yıl sonu beklentisi 250 milyar dolar civarında.
- 2027 için 1,14 trilyon dolarlık yatırıma karşılık 400 milyar dolarlık tahvil ihracı bekleniyor.
Analiste göre yapay zeka artık bir büyüme hikayesinden ziyade bir kredi hikayesine dönüşmüş durumda ve bu durum kırılganlık yaratıyor.
Özellikle Oracle şirketinin mali yılına bakıldığında, 32 milyar dolar nakit üretimine karşılık yatırım harcamalarının 55 milyar dolara çıktığı görülüyor. Bu açık borçla kapatılıyor ve şirketin kredi notu BBB eksiye indirildi.
Altın Analizi ve Yapısal Trendler
Altın tarafında fiyat hareketlerinden bağımsız yapısal bir değişim yaşanıyor. Merkez bankaları, Rusya’nın rezervlerinin dondurulması sonrası altınlarını kendi topraklarına çekmeye başladı. Örneğin Fransa 129 ton, Hollanda ise 86 ton altını Avrupa’ya geri taşıdı.
Teknik açıdan ons altın Eylül ayını %6 kayıpla kapattı ve şu an 4.200 doların hemen altında seyrediyor. Gram altın ise yılbaşından bu yana %10 civarı getiri sağladı. Ancak tahvil faizlerinin yüksekliği altının yükselişini zorlaştırıyor.
Analiste göre altın şu an için iyi bir sigorta aracıdır. Önümüzdeki günlerde 4.000 dolar seviyesi bir alım fırsatı sunabilir. Eğer daha derin bir geri çekilme olursa 3.500 dolar seviyeleri uzun vadeli uygun noktalar olarak değerlendiriliyor.
Son Çeyrek Takvimi ve Genel Bakış
Yılın son çeyreği oldukça yoğun bir takvime sahip. 22 Ekim’deki TCMB faiz kararı, Ekim sonundaki Fed toplantısı, 3 Kasım ABD ara seçimleri ve Aralık ayındaki PPK toplantısı piyasaların yönünü belirleyebilir. Sonuç olarak; borsada likit şirketler, ABD’de borç takibi ve altında sigorta stratejisi ön planda tutulmalı.