Saffet Öztürk: Borsa ve SPK Analizi — 28 Eylül 2026
SPK'nın fonlarla ilgili düzenlemeleri ve tasfiye süreçleri sonrası borsada genel bir çöküş ve güven kaybı hakim.
SPK'nın fonlarla ilgili düzenlemeleri ve tasfiye süreçleri sonrası borsada genel bir çöküş ve güven kaybı hakim.
Piyasada güven kırıklığına yol açan sistemik bir 'enfeksiyon' olduğu, ancak bu sürecin temizlenmesi durumunda uzun vadede yabancı girişinin artacağı ve piyasanın uçacağı öngörülüyor.
ABD 10 yıllık tahvillerindeki sert yükseliş ve petrol fiyatlarındaki artış tüm riskli varlıklar üzerinde baskı oluştururken, piyasalar Fed'in önümüzdeki 4 toplantıda 3 faiz artırımı yapma ihtimalini (%65-67) fiyatlıyor.
Piyasada dar bir liderlik ve yüksek değerlemeler varken, tahvil getirileri ve junk bondlardaki düşüşler uzun vadeli risk sinyalleri olarak değerlendiriliyor.
Piyasalar ABD'deki PCE enflasyon verisi ve Micron bilançosu öncesinde oynak bir seyir izlerken, Borsa İstanbul'da fon krizi kaynaklı tasfiye süreci hakim.
Küresel borçların 365.5 trilyon dolara ulaşması ve ABD seçimleri öncesi belirsizlikler piyasalarda risk azaltma eğilimini artırıyor.
Dünya genelinde enerji krizi, yüksek faizler ve banka iflaslarıyla birlikte 1929 benzeri büyük bir küresel ekonomik krizin eşiğinde olunduğu savunuluyor.
Analist, piyasaların manipülatif bir dönemden geçtiğini, küresel bir paradigma değişimi ve servet transferi sürecinin yaşandığını savunuyor.
Analist, Bitcoin'in Mayıs zirvesini aşmasıyla ispat yükünün boğalardan ayılara geçtiğini belirtirken, 4. çeyrek için stratejik bir plan yapılmasını öneriyor.
Piyasalar, büyük şirket sahiplerine yönelik fon soruşturmaları ve mal varlığı tedbirleri haberleri nedeniyle yüksek spekülasyon ve belirsizlik içeren bir dönemden geçiyor.
Küresel tahvil faizlerindeki yükselişin (tahvil depremi) gelişmekte olan piyasaları ve Türkiye'yi finansal kriz, borçlanma maliyetleri ve kur baskısı yoluyla vurabileceği bir ortam hakim.
Borsa İstanbul'da siyasi isimlerin karıştığı manipülasyonlar ve fon krizleri hakimken, piyasada şeffaflık eksikliği ve küçük yatırımcı mağduriyeti ön planda.