Emre Şirin: Borsa ve Değerli Metaller — 11 Ağustos 2026
Türkiye'de yüksek enflasyon, artan maliyetler (motorin zammı) ve cari açık gibi yapısal sorunlar varken, küresel piyasalarda da borsa balonları ve ekonomik alarm durumları hakim.
Türkiye'de yüksek enflasyon, artan maliyetler (motorin zammı) ve cari açık gibi yapısal sorunlar varken, küresel piyasalarda da borsa balonları ve ekonomik alarm durumları hakim.
Kripto piyasasında perakende yatırımcılar panik halindeyken, akıllı paranın birikim yaptığı ve Clarity Act yasasının Eylül sonu gibi geçilmesinin büyük bir katalizör olacağı öngörülüyor.
Küresel piyasalarda yapay zeka ve metal rallisi sürerken, Türkiye'de sanayi üretimi ve otomotiv sektöründe durgunluk hakim.
Terörsüz Türkiye yasası ve faiz indirim beklentileri piyasada olumlu bir gündem oluştururken, ana trendin makroekonomik veriler ve faiz kararlarıyla belirlendiği vurgulanıyor.
Küresel piyasalarda ABD enflasyon verisi ve Körfez'deki jeopolitik gerilimler ön plandayken, Türkiye'de Merkez Bankası'nın enflasyon raporu ve sıkı duruş mesajları bekleniyor.
Analist, kaliteli şirketlerin yanlış fiyatlandırılabileceğini savunarak, değerleme riskleri nedeniyle alım yapmak yerine düzeltme bekleme stratejisini benimsiyor.
Analist, savaşların altın fiyatları üzerindeki etkisinin sanılanın aksine karmaşık olduğunu ve fiyatların savaşın kendisinden ziyade ekonomik sonuçlarına (enerji arzı, ticaret, faizler) göre şekillendiğini savunuyor.
Analist, temel değerleri ile piyasa fiyatı arasında uçurum olan ve spekülatif yükselen hisselerin risklerine dikkat çekiyor.
Dünyada petrol, altın ve gümüşün aynı anda yükselmesi 'ormanda yangın olduğu' şeklinde yorumlanırken, ABD borç krizi ve Japonya'nın tahvil satışı ihtimali küresel finansal riskler olarak öne çıkıyor.
Piyasaların yapay zeka odaklı devasa bir balon içinde olduğu, gelirlerin dairesel finansmanla şişirildiği ve teknolojik vaatlerin gerçekle örtüşmediği savunuluyor.
ABD enflasyon verisi öncesi piyasalarda temkinli bir bekleyiş hakimken, merkez bankalarının altın alımları ve yapısal kırılmalar nedeniyle geleneksel faiz-altın ilişkisinin bozulduğu bir dönem yaşanıyor.
Türkiye'de ekonomik parametrelerin bozulduğu, cari açığın ve faiz giderlerinin arttığı, sıcak paraya bağımlılığın sürdüğü bir tablo hakim.