Atilla Yeşilada: Petrol Altın Borsa Analizi — 11 Ekim 2026
Küresel piyasalar ABD seçimleri, Hürmüz krizi ve ABD tahvil faizlerindeki yükselişin baskısı altında; Türkiye ise fon krizi ve enerji maliyetleri ile mücadele ediyor.
Küresel piyasalar ABD seçimleri, Hürmüz krizi ve ABD tahvil faizlerindeki yükselişin baskısı altında; Türkiye ise fon krizi ve enerji maliyetleri ile mücadele ediyor.
ABD piyasalarında endekslerin güçlü görünmesine rağmen, zayıf piyasa genişliği, yüksek enflasyon, artan borçluluk ve tüketici harcamalarındaki stres nedeniyle bir düzeltme riski hakim.
ABD borç krizi, merkez bankalarının altın alımları ve ABD seçimleri ekseninde değerli metallerin konsolidasyon sürecinde olduğu bir piyasa yapısı hakim.
Merkez bankalarının (Polonya, Çin) altın rezervlerini artırması ve global ekonomik şokların borç seviyelerini yükseltmesi piyasaları etkiliyor.
Türkiye'de konut piyasası maaşla ev alma döneminin kapanıp, ev sahipliğinin servet ve aile desteğiyle mümkün olduğu bir yapıya dönüştüğü bir süreçten geçiyor.
Amerikan halkının ekonomik karamsarlığı tarihin en yüksek seviyesindeyken, borsaların rekor kırması arasındaki çelişki ve şirketlerin borç tahvillerindeki düşüşler piyasada bir balon oluştuğuna işaret ediyor.
Dünya genelinde (Çin, ABD, Avrupa) ekonomik durgunluk, yüksek borçlanma ve jeopolitik risklerin hakim olduğu, Türkiye'de ise belediye harcamaları ve para basımı nedeniyle muazzam enflasyon beklentisinin olduğu bir ortam hakim.
Yüksek faiz ortamının borç bağımlılığını bitirip finansal disiplini geri getirdiği, tasarruf sahipleri için fırsatlar yarattığı ancak aşırı borçlu olanlar için riskli bir dönem olduğu savunuluyor.
Jeopolitik risklerin (Rusya-Ukrayna, İran, Çin-Tayvan) arttığı ve enerji nakliye maliyetlerinin rekor kırdığı kaotik bir küresel ortam hakim.
Küresel piyasalarda risk iştahı, ABD enflasyon verileri, Fed'in faiz politikaları ve tahvil faizlerinin seyri ile şekilleniyor.
ABD 10 yıllık tahvil getirilerinin zirve yapması, hisse senedi piyasaları ve altın için yükseliş sinyali olarak değerlendiriliyor.
Analist, Türkiye'nin uyguladığı kur çıpalı ekonomik modelin reel ekonomiyi öldürdüğünü ve sistemin bir sermaye piyasası kriziyle (Ponzi yapıları ve ÖST sorunları) sonuçlandığını savunuyor.