Kıymetli metallerdeki yükseliş trendi hız kazanırken, Barış Soydan son dönemdeki ralli işaretlerini ve piyasalardaki kritik veri beklentilerini değerlendirdi.
Altın ve Gümüşte Ralli Belirtileri
Altın fiyatları geçtiğimiz hafta başlayan tırmanışla birlikte bir ralli sürecine girdi. Ons altın 2.400 dolar seviyesini test ederken, ons gümüş tarafında 66 dolar üzeri görüldü. Barış Soydan’a göre bu durum topyekün bir metal rallisi olarak okunabilir.
Analist, spekülatif sermayenin yönünü tekrar altına çevirdiğine dikkat çekiyor. Özellikle borsa yatırım fonlarındaki (ETF) büyüme dikkat çekici. 20 Temmuz’dan bu yana küresel altın fonları 24 ton büyüdü. Mart ayından sonra yaşanan para çıkışlarının yerini yeniden girişlerin alması, yükseliş trendini destekliyor.
Fed Faiz Beklentileri ve Enflasyon Riski
Altındaki yükselişin temel nedeni, piyasanın Fed’den Eylül ayında faiz artırımı beklentisini bırakıp faizlerin sabit tutulacağı yönüne kaymasıdır. Özellikle ABD’den gelen zayıf tarım dışı istihdam verileri bu beklentiyi güçlendirdi.
Ancak Soydan, yatırımcıların ihtiyatlı olması gerektiğini vurguluyor. ABD’den gelecek enflasyon verisi, Fed’in faiz politikası için belirleyici olacak. Eğer enflasyon verileri faiz artırımı beklentisini yeniden canlandırırsa, bu durum altın ve gümüş fiyatları üzerinde baskı oluşturabilir.
Türkiye’de Altın Arbitraj Fırsatı
Türkiye piyasasında ilginç bir durum yaşandığını belirten Barış Soydan, yurt içi altın talebinin sert şekilde düştüğünü ifade ediyor. Geçmişte Türkiye’de altın dünyadan daha pahalıyken, şu an durum tersine döndü.
Kilogram bazında Türkiye’de altın, dünya piyasalarına göre 324 dolar daha ucuz hale geldi. Bu durum, yasal çerçeve dahilinde işlem yapabilenler için bir arbitraj fırsatı sunuyor. Ayrıca, Darphane altın sertifikası ile gram altın arasındaki makas %80’lerden %8 seviyesine kadar geriledi.
Altın sertifikaları, borsada hisse senedi gibi işlem gördüğü için stopaj vergisinin olmaması ve düşük makas aralığı nedeniyle yeniden cazip hale gelebilir.
Borsa İstanbul ve Sektörel Görünüm
borsa tarafında ise dalgalı bir seyir hakim. Endeks 13.900 seviyesini aşmakta zorlanırken, kapanışlar negatif gerçekleşti. Özellikle madencilik sektörü, beklentilerin altında kalan kâr açıklamaları nedeniyle sert düşüşler yaşadı.
Analist, yatırım fonları dünyasında yaşanan gelişmelere de değiniyor. Bazı fonların, koordineli işlemler yaptıkları gerekçesiyle diğer fonları SPK’ya şikayet etmesi Türk finans tarihinde bir ilk olarak değerlendiriliyor. Bu durum, yatırım fonlarının hisse seçimlerine dair daha katı kuralların gelebileceğine işaret ediyor.
Türkiye Ekonomisi ve HSBC Raporu
HSBC’den gelen iyimser rapor, Türkiye ekonomisinin geleceğinin parlak olduğunu savunuyor. Raporda savunma sanayii, Suriye’deki altyapı projeleri, yapay zeka harcamaları ve Türk Hava Yolları’nın pazar payı artışı temel gerekçeler olarak sunuluyor.
Buna karşın Barış Soydan, bu iyimserliğe karşı temkinli. Özellikle otomotiv sektöründeki durgunluğa dikkat çeken analist, Ford Otosan örneğini veriyor. Şirketin ikinci çeyrek satışlarının %28 azalması ve kârının %40 düşmesi, ekonomideki genel durgunluğun somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor.
Küresel Piyasalar ve S&P 500 Hedefi
Küresel tarafta petrol fiyatlarının 90 dolar civarında seyretmesi enflasyon riskini canlı tutuyor. Ancak JP Morgan, S&P 500 endeksi için 8.000 hedefi koyarak yükselişin süreceğini öngörüyor. Bu beklentinin arkasında, TSMC verileriyle kanıtlanan yapay zeka donanım harcamalarındaki %45’lik artış yatıyor.
Sonuç olarak, piyasaların yönü ABD enflasyon verileri ve TCMB’nin Perşembe günü açıklayacağı enflasyon raporundaki mesajlara göre şekillenecektir.