ABD’nin derinleşen borç sorunu ve Federal Rezerv’in (Fed) bu süreçteki rolü, Adam Taggart’ın konukları Dr. Judy Shelton ve Dr. Thomas Haenig ile gerçekleştirdiği analizde masaya yatırıldı. Taggart, ABD’nin borç yükünün Fed üzerinde bu borcu monetize etme baskısı yarattığını ve aksi takdirde tahvil getirilerinin hızla yükseleceğini belirtti.
Kevin Warsh ve Fed’in Yeni Rotası
Fed başkanlığının Jerome Powell’dan Kevin Warsh’a geçişiyle birlikte kurumda stratejik bir değişim yaşanıyor. Analiste göre Warsh, daha şahin bir tutum sergileyerek Fed’in kapsamını sınırlandırmak istiyor. Ancak enflasyon oranlarının %2 hedefinin üzerinde kalması ve ABD-İran gerginliği kaynaklı petrol fiyatlarındaki artış, Fed’in kontrolü dışındaki yeni riskler oluşturuyor.
Dr. Judy Shelton, Warsh’un sermaye maliyetinin bir komite tarafından değil, serbest piyasa arz-talep dengesiyle belirlenmesi yaklaşımını destekliyor. Buna karşın, enflasyonu düşürmek için sadece faiz artırımı gibi Keynesyen yöntemlerin kullanılmaması gerektiğini savunuyor. Çünkü bu yöntem büyüme hızını keserek işsizlik riskini artırıyor.
ABD Tahvilleri ve Japonya Faktörü
ABD tahvillerinin eski alıcıları olan Çin ve Japonya’nın net pozisyonlarını azaltması, piyasada ciddi bir baskı yaratıyor. Özellikle Japonya’nın kendi para birimini savunmak için ABD tahvillerini satması, fiyatları düşürürken faizleri yukarı çekiyor.
Dr. Thomas Haenig’e göre ABD, yıllık 2 trilyon dolar borç artışı ile imkansız bir problemle karşı karşıya. Haenig, Hazine’nin Japonya’nın ABD borç alımlarını finanse etmesi için Fed’den destek istemesinin tehlikeli bir durum olduğunu belirtiyor. Eğer Fed bu talebe “hayır” derse faizler daha hızlı yükselecek; “evet” derse ulusal borcun finansmanına dolaylı olarak devam etmiş olacak.
Küresel Rezerv Varlıkları ve Güvenli Limanlar
Dünya genelinde güvenli liman arayışı değişiyor. Dr. Judy Shelton, altın varlığının merkez bankaları nezdinde ABD dolarının önüne geçmesinin kritik bir işaret olduğunu vurguluyor. Japonya’nın borç/GSYİH oranının %200 seviyelerinde olması, ülkeyi devasa bir “carry trade” riskine açık hale getiriyor.
ABD’nin borç sorunu sadece finansal değil, aynı zamanda politik bir sorun haline geldi. Kongre’nin sürekli açık bütçe uygulaması, Fed’in manevra alanını daraltıyor.
Borç Krizi ve Ekonomik Çıkış Senaryosu
Analistler, mevcut durumun ancak üretken ekonomik büyüme ile çözülebileceği konusunda hemfikir. Ancak Kongre’nin mali disiplin sağlamaması durumunda, Fed’in uygulayacağı kısıtlayıcı faiz politikalarının sadece özel sektörü cezalandıracağı ve büyümeyi engelleyeceği öngörülüyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki 5-6 yıl boyunca borç yönetiminin nasıl yapılacağı küresel finansal istikrarı belirleyecek. Özellikle Japonya’nın tahvil satışları ve Dolar endeksindeki hareketler, Fed’in stratejisini değiştirmek zorunda bırakabilir.