Yapay zeka odaklı teknoloji hisselerinin S&P 500 piyasa değerinin %45’ini oluşturduğu bir dönemde Adam Taggart, sektördeki aşırı değerleme ve yapısal riskleri analiz etti. Yazılım ve donanım dünyasının deneyimli ismi Fred Hickey, mevcut durumun tarihsel bir balon olduğunu savunuyor.
Tarihin En Büyük Hisse Senedi Balonu
Fred Hickey’e göre ABD piyasaları şu an tarihinin en büyük hisse senedi balonunu yaşıyor. Analist, piyasa değerinin GSYİH’ye oranını gösteren Buffett göstergesinin %241 seviyesine ulaştığını belirtti. Bu oran 2000 yılındaki zirve noktasında %160 idi.
Ayrıca fiyat/satış oranının 3,7 kat ile 2000 yılındaki 2,3 katlık seviyeyi geride bıraktığını vurguluyor. Ancak asıl tehlikenin “kazanç balonunda” olduğunu ifade ediyor. Hickey’e göre mevcut kazançlar, gerçek operasyonel verimlilikten ziyade veri merkezi harcamalarından kaynaklanıyor.
Veri Merkezi Harcamaları ve Kazanç Yanılsaması
Analist, Nvidia, Micron ve Western Digital gibi donanım üreticilerinin gelirlerinin hızla arttığını belirtiyor. Ancak bu durumun bir yanılsama olduğunu savunuyor. Çünkü veri merkezlerini kuran dev şirketler (hyperscalers), bu maliyetleri hemen gider olarak yazmıyor.
Donanım maliyetleri 5-6 yıllık sürelerle amortismana tabi tutuluyor. Dolayısıyla, donanım üreticileri bugün yüksek kârlar açıklarken, bu maliyetler gelecekteki bilançolarda ağırlık oluşturacak. Özellikle Microsoft, Amazon ve Alphabet gibi devlerin öncü model şirketlerine yaptıkları yatırımlar, kısa vadeli kağıt üzerinde kazançlar yarattı.
Yatırım Getirileri ve Token Maliyetleri
Sektördeki en büyük risklerden biri, yatırım getirilerinin (ROI) henüz görülmemesi. Hickey, şirketlerin yapay zeka modelleri için ödediği “token” maliyetlerinin hızla arttığına dikkat çekiyor. Bazı şirketlerde token maliyetlerinin her 45 günde bir ikiye katlandığı ancak getirinin %5 seviyelerinde kaldığı belirtiliyor.
Analiste göre, şirketler şu an ekonomik bir modelle değil, tamamen “kaçırma korkusu” (FOMO) ile hareket ediyor.
Bu durum, piyasada devasa bir kapasite fazlası ve hatalı yatırım (malinvestment) riskini beraberinde getiriyor. Özellikle Oracle gibi şirketlerin borç seviyelerinin, geçen yılki satışlarının 2,5 katına ulaşması ciddi bir finansal risk olarak görülüyor.
Çin Modellerinin Yükselişi ve Maliyet Baskısı
Yüksek maliyetli ABD modellerine karşı, daha ucuz olan Çin menşeli modellerin kullanımı hızla artıyor. DeepSeek gibi modellerin, görevlerin %90’ını maliyetin sadece %1,5’i ile tamamlayabildiği ifade ediliyor. Open Router verilerine göre, Çinli modellerin pazar payı son 12 ayda %11’den %46 seviyesine fırladı.
Bu durum, S&P 500 endeksini domine eden teknoloji devlerinin gelir modellerini tehdit ediyor. Şirketler artık daha düşük maliyetli açık kaynaklı modellere yönelmek zorunda kalıyor.
Çöküş Senaryosu ve Hayatta Kalma Stratejisi
Fred Hickey, 2000 yılındaki dot-com balonuna benzer bir senaryonun gerçekleşebileceğini öngörüyor. O dönemde Nasdaq %83 oranında düşerken, en güçlü şirket olan Microsoft bile %60 değer kaybetti. Benzer bir çöküşte, piyasanın yarısını temsil eden bu devlerin düşüşünün tüm endeksleri aşağı çekeceğini savunuyor.
Buna karşın, uzun vadede hayatta kalacak şirketlerin mevcut müşteri tabanı güçlü olanlar olacağını belirtiyor. Özellikle Microsoft şirketinin, düşük maliyetli model seçeneklerini sunarak doğru adımlar attığını düşünüyor. Google ve Meta’nın ise veri merkezi dışındaki ana iş kollarından gelen nakit akışlarının onları koruyabileceğini ekliyor.
Sonuç olarak, veri merkezi amortisman giderlerinin 2028’e kadar ikiye katlanması beklenirken, gelirlerin bu hıza yetişip yetişmeyeceği piyasanın yönünü belirleyecek.