Türkiye’de altın fiyatlarının dünya piyasalarına göre daha ucuz hale gelmesiyle piyasalarda sıra dışı bir durum oluştu. Barış Soydan, bu durumun nedenlerini ve yatırımcılar için oluşturduğu riskleri değerlendirdi.
Türkiye’de Altın Fiyatları ve Arbitraj Riski
Normal şartlarda Türkiye’de altın fiyatlarının daha yüksek olması beklenir. Bunun temel nedeni, 2023 yazından beri uygulanan ithalat kotalarıdır. Ancak son dönemde yurt içi talebin aniden düşmesiyle fiyatlar aşağı çekildi.
Analiste göre, Türkiye’de altının dünyadan daha ucuz olması bir arbitraj fırsatı yarattı. Bazı yatırımcılar Türkiye’den alıp dünyaya satarken, bazıları bankalardan alıp serbest piyasada satmaya çalışıyor. Ancak Soydan, talebin yeniden canlanması durumunda bu farkın hızla kapanacağı konusunda uyarıyor.
Altın ve Gümüşte Yükseliş Senaryoları
Yurt içi talebin düşmesinde iki ana etken öne çıkıyor. İlk olarak, savaşla birlikte ons altının 5.600 dolardan 4.000 dolara kadar gerilemesi yatırımcıyı uzaklaştırdı. İkinci olarak, Merkez Bankası’nın fiili faizi %40 seviyesine çıkarması, tasarruf sahiplerini mevduat faizine yönlendirdi.
Öte yandan, ons altın ve gümüş tarafında yükseliş ivmesi görülüyor. Ons altın 4.362 dolar seviyelerindeyken, gümüş 65 dolar üzerinde seyrediyor. Çarşamba günü açıklanacak ABD enflasyon verisinin beklentilerin altında gelmesi, bu yükselişi destekleyebilir.
Petrol Fiyatları ve Enflasyon Baskısı
Küresel piyasalarda Brent petrol fiyatları yeniden yükselişe geçti. Geçen hafta 79 dolar seviyelerine inen petrol, yeni haftaya 86 dolar üzerinde başladı. İran’ın Hürmüz Boğazı ile ilgili talepleri, fiyatları yukarı iten temel unsur oldu.
Petrol fiyatlarındaki artış, yurt içinde akaryakıt zamlarını beraberinde getirerek enflasyonu tetikleyebilir. Bu durum, Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecini zorlaştırabilir.
Web-TÜFE verilerine göre bu ayın enflasyon tahmini %2.30 olarak öngörülüyor. Özellikle motorin %15.69 ve özel üniversite ücretleri %19.35 gibi fahiş artışlar gösteriyor.
Dolar Tahminleri ve Reel Değerlenme
Hollanda Bankası’nın 12 ay sonu için Dolar tahmini 58 lira 50 kuruş olarak açıklandı. Bu tahmin, mevcut seviyelere göre yaklaşık %23 oranında bir yükselişe işaret ediyor. Ancak bu artışın enflasyonun altında kalacağı öngörülüyor.
Ekonomist Hakan Bürümcekçi’nin hesaplamalarına göre, Türk lirası bu yılın başından Temmuz sonuna kadar %7.1 oranında reel değer kazandı. 2024 yılında ise bu oran %20.2 olarak gerçekleşti. Bu durum, Türkiye’nin ihracatını zorlaştırırken, Türklerin yurt dışı kredi kartı harcamalarını artırdı.
Borsa İstanbul ve Şirket Analizleri
borsa tarafında endeks dar bir bantta hareket ederek 13.811 seviyesinde kapattı. Bankacılık endeksindeki negatif ayrışmanın temel nedeni, Halkbank’ın %25 oranında bedelli sermaye artırımı açıklaması oldu.
Analist, özellikle yan tahtaların riskine dikkat çekerek Ensari Sınai Yatırımlar örneğini verdi. Şirketin hisseleri yılbaşından bu yana %70’ten fazla değer kaybetti. Fiyatın 38.92 TL’den 5.05 TL’ye düşmesinin nedenleri arasında karlılığın bozulması ve gerçekleşmeyen yatırım hikayeleri yer alıyor.
Sonuç olarak, borsa için 13.900 ve 14.000 seviyelerinin aşılması yeni alıcıların geldiğini kanıtlayacaktır.