Küresel finansal sistemde dedolarizasyon sürecinin hızlandığını belirten Gareth Soloway, Dolar Endeksi ve tahvil piyasalarındaki kritik sinyallerin ABD dolarının geleceği için ciddi riskler taşıdığını savundu.
Tahvil Piyasası ve Sürdürülemez Borç Yükü
Analiste göre tahvil piyasası, doların zor durumda olduğunun en net kanıtlarını sunuyor. Özellikle 10 yıllık tahvil getirilerinin 52 haftalık zirvelere yakın seyretmesi dikkat çekici. Daha kritik olanı ise 30 yıllık tahvil getirilerinin, 2007 finansal krizi öncesinden bu yana görülmeyen seviyelere ulaşmış olmasıdır.
Soloway, ABD borç seviyelerinin artık sürdürülemez bir noktaya geldiğini vurguluyor. ABD’nin borç faiz ödemelerinin 1 trilyon dolar seviyesini aşarak eksponansiyel şekilde arttığını belirtiyor. Ancak Washington’daki siyasetçilerin, seçim kaybetme korkusuyla harcamaları kısma konusunda adım atmayacağını öngörüyor.
Dolar Endeksi ve Fed Beklentileri
Teknik analiz tarafında Dolar Endeksi grafiklerinde belirgin bir düşüş trendi gözlemleniyor. Analiste göre piyasa, Fed’in faiz artırım konusundaki sert söylemlerinin arkasında gerçek bir eylem olmadığını fark etmeye başladı.
Fed Başkanı Kevin Warsh’ün fiyatları kontrol altına alma konusundaki açıklamalarını “detaysız ve etkisiz” olarak nitelendiren Soloway, zayıflayan istihdam verilerinin faiz artırım baskısını azalttığını savunuyor. Bu doğrultuda 2026’nın geri kalanında faiz artırımı beklemediğini, faiz indirimlerinin ise 2027 yılında başlayacağını öngörüyor.
Tahvil Getirilerindeki Riskli Yükseliş
10 yıllık tahvil getirilerinin %4,7 seviyesinde teknik destek bulduğunu belirten analist, bir sonraki direncin %4,8 olduğunu ifade ediyor. Eğer bu seviye aşılırsa, Ekim 2023 zirvesi olan %5 seviyesinin test edilebileceği konusunda uyarıyor.
30 yıllık tahvillerde ise durum daha vahim görünüyor. Getirilerin %5,25 seviyelerine ulaşmasıyla birlikte bir “yükselen kama” formasyonunun yukarı yönlü kırıldığını belirtiyor. Bu durumun, yatırımcıların borç ödenmeme riski veya aşırı para basımı nedeniyle daha yüksek faiz talep ettiğini gösterdiğini savunuyor.
Kur Müdahaleleri ve Fiat Para Sistemi
Soloway, ABD ve Japonya merkez bankalarının Yen’i desteklemek için yaptığı koordineli müdahalenin detaylarına dikkat çekiyor. ABD’nin Yen almak için dolar yerine Euro satmış olması, doların değer kaybını hızlandırmak istemediklerini ancak doları koruma refleksinin de zayıfladığını gösteriyor.
Analiste göre, eğer bu tür koordineli müdahaleler başarısız olursa, bu durum fiat (itibari) para sisteminin ölmekte olduğunun en büyük kanıtı olacaktır.
Fiziksel Varlıklara Yönelim ve Gelecek Senaryosu
Sistemsel risklerin artmasıyla birlikte Soloway, yatırımcıların fiat para birimlerine endeksli olmayan varlıklara yönelmesi gerektiğini savunuyor. Bu kapsamda altın ve gümüş gibi fiziksel varlıkların yanı sıra, sınırlı miktarda Bitcoin biriktirmenin mantıklı olduğunu belirtiyor.
Sonuç olarak analist, döngüsel analizlerine dayanarak 2030-2031 yılları arasında Büyük Buhran ile eşdeğer veya ondan daha büyük bir ekonomik çöküş yaşanabileceği ihtimaline karşı hazırlıklı olunması gerektiğini vurguluyor.