Merkez Bankası’nın faiz indirim sürecine girmesiyle birlikte piyasalarda yeni bir dönem başlarken, Emrah Lafçı bu gelişmenin yatırım fonları üzerindeki etkilerini ve stratejik fırsatları değerlendirdi.
Faiz İndirimi ve Enflasyon Beklentileri
Analiste göre Merkez Bankası’nın faiz indirimine gitmesi bazı fonları olumlu, bazılarını ise olumsuz etkileyecektir. Ancak Lafçı, enflasyonun %30’ların altına ineceği yönündeki beklentilerin gerçekçi olmadığını savunuyor. Özellikle gıda riskleri ve hizmet enflasyonundaki yapışkanlığın süreceğine dikkat çekiyor.
Buna ek olarak, jeopolitik risklerin sürekli olarak realize olması faiz indirim sürecini zorlaştırıyor. Dolayısıyla Merkez Bankası’nın çok hızlı bir faiz indirim döngüsüne girmesini kolay görmüyor. Bu durum, piyasadaki iyimser yaklaşımların zaman zaman engellendiği bir tablo oluşturuyor.
Borçlanma Araçları ve Tahvil Stratejisi
Faiz indirimleri, özellikle uzun vadeli borçlanma araçları fonlarını olumlu etkiliyor. Emrah Lafçı, 2 yıllık tahvil faizlerinin %40 seviyesinin altına gerilediğini belirtti. Bu düşüş, faize duyarlılığı yüksek olan uzun vadeli fonlarda aylık %5-6 bandında getiriler sağladı.
Analiste göre, eğer petrol fiyatları ve rafineri marjları aşağı yönlü hareket ederse, faizlerin 38,5% seviyelerine kadar gerilemesi mümkün olabilir. Böyle bir senaryoda borçlanma araçları fonlarının ciddi şekilde değer kazanacağını öngörüyor. Özellikle faiz getirileri düşmeye başlayan para piyasası fonlarından çıkan yatırımcılar için bu fonlar bir alternatif olabilir.
CDS Düşüşü ve Eurobond Fırsatları
Türkiye’nin risk primini temsil eden CDS puanlarının 219 baz puana kadar gerilemesi, yabancı borçlanma araçları fonlarını destekledi. Lafçı, bu düşüşün borsaya da olumlu yansıdığını ancak asıl etkisinin Eurobond’larda görüldüğünü belirtiyor.
Yatırımcıların nakit dolar veya euro tutmak yerine, döviz cinsinden getiri sağlayan yabancı borçlanma araçları fonlarını tercih etmeleri daha mantıklı bir stratejidir.
Bu yöntemle yatırımcılar, sadece döviz artışından değil, aynı zamanda dolar cinsinden bir faiz getirisinden de faydalanabilirler. Ancak CDS seviyelerinin mevcut noktadan sonra daha fazla düşmesi için çok olumlu gelişmeler gerektiğini ekliyor.
Bankacılık Sektörü ve Hisse Fonları
Faiz indirimleri, bankacılık sektörü için temel bir katalizör görevi görüyor. Emrah Lafçı, bankacılık endeksi ağırlıklı fonların son dönemde olumlu ayrıştığını ifade etti. Bankaların fiyatlamaları kademeli olarak yukarı yönlü revize ediyor.
Buna karşın, bankacılık fonlarının 6 aylık vadede %15-20 civarında değer kaybettiğini hatırlatıyor. Bu durum, faizlerin yükseldiği dönemlerde bankaların para kazanmasının zorlaşması ve alternatif araçların öne çıkmasıyla açıklanıyor. Yine de kısa ve orta vadede bankacılık tarafında olumlu bir seyir bekliyor.
Yapay Zeka ve Teknoloji Fonları
Küresel piyasalarda Nvidia bilançosunun beklentilerin üzerinde gelmesi, teknoloji temalı fonları yukarı taşıdı. Analist, piyasadaki “balon” tartışmalarının aksine, finansal verilerin fiyatlamaları desteklediğini savunuyor.
Özellikle bulut hizmeti sunan dev şirketlerin veri merkezi yatırımları, çip talebini canlı tutuyor. Bu durum teknoloji fonlarında aylık %16-17 gibi yüksek getiriler yarattı. Lafçı, portföylerde teknoloji şirketlerine uzun vadeli bakılarak yer verilmesinin uygun olduğunu düşünüyor.
Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde jeopolitik gelişmeler ve beklenen yeni tebliğ, fon stratejilerini yeniden şekillendirebilir.