Yeni açıklanan Orta Vadeli Program (OVP) verileri ışığında Emrah Lafçı, önümüzdeki üç yıla dair Türkiye ekonomisinin projeksiyonlarını ve yatırım araçları üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
OVP ve Dolar Kuru Beklentileri
Emrah Lafçı’ya göre OVP’nin en kritik noktası enflasyon tahminleri ve bunun kur üzerindeki yansımasıdır. Analist, hükümetin 2027 sonu için enflasyon tahminini %21’e yükselttiğini belirtti.
Buna paralel olarak, dolar kurundaki artışın %19.6 seviyelerinde gerçekleşmesinin beklendiğini ifade etti. Özellikle TL’nin reel olarak değerlendiği dönemin sona erebileceğine dikkat çekiyor.
Geçmiş dönemlerde kurun enflasyonun altında kaldığını belirten Lafçı, yeni OVP ile kur ve enflasyonun daha paralel hareket etmesinin hedeflendiğini savunuyor. Dolayısıyla yatırımcıların hesaplarını bu yeni projeksiyonlara göre yapması gerektiğini vurguluyor.
Küresel Riskler ve Petrol Fiyatları
Küresel piyasalarda işlerin pek yolunda gitmediğini belirten analist, Brent petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesini aşmasının olumsuz bir gelişme olduğunu söyledi. Özellikle Yemen’deki Aramko tesislerine yönelik saldırıların arz güvenliğini tehdit ettiğini belirtti.
Öte yandan, ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin 4.80 seviyesinin altına inmekte zorlandığını ifade etti. Ayrıca Japon Yeni’ne yapılan müdahalelerin etkili olduğunu ve short pozisyonların sıkıştığını gözlemlediğini aktardı.
Kıymetli Madenler ve Reel Getiri Analizi
Kıymetli madenlerde son bir haftalık periyotta altın fiyatlarının 2.328 dolardan 2.401 dolara yükseldiğini, gümüş fiyatlarının ise 64 dolardan 66.1 dolara çıktığını belirtti. Ancak ABD’den gelen güçlü tarım dışı istihdam verisinin FED tarafından faiz artırımı olarak fiyatlanmaya başladığını hatırlattı.
Analiste göre, yatırımcılar sadece kısa vadeli getirilere bakmamalıdır. Örneğin altın son bir ayda reel olarak %8 kazandırsa da, 6 aylık vadede %18 kaybettirmiş olabilir.
Lafçı, altın yatırımcıları için ALTIN.S1 sertifikasının bir alternatif olduğunu ve buradaki marjın %8.28 seviyesinde olduğunu belirtti. Ancak hiçbir yatırım aracının her vadede sürekli getiri sağlamayacağı konusunda uyardı.
TL Faizleri ve Para Politikası
Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın mevcut konjonktürde faiz indirimi yapmasının mümkün olmadığını savunan Emrah Lafçı, petrol fiyatlarının yüksekliği nedeniyle politika faizinin %37 seviyesinde sabit kalacağını öngörüyor.
Bu durumun, TL mevduat ve para piyasası fonlarını hala cazip kıldığını belirtti. Analiste göre, düşük riskle yüksek getiri arayanlar için TL faizleri şu an en mantıklı seçeneklerden biridir.
Sektörel Düzenlemeler ve Etik Değerler
SPK’nın fiili dolaşım oranları ve yatırım fonları üzerindeki düzenlemelerine değinen Lafçı, piyasadaki etik değerlerin önemine vurgu yaptı. Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar’ın, piyasa oyuncularının emanet parayla işlem yaparken hesap verebilir olması gerektiği yönündeki söylemlerini paylaştı.
Son olarak, ihracat iklim endeksinin 50’nin üzerinde olmasının olumlu olduğunu belirtti. Ancak ekonomi yönetiminin ihracatı artırmak için kuru serbest bırakmayacağını, bunun yerine verimlilik artışına odaklanacağını hatırlattı.
Sonuç olarak, kur beklentilerinin enflasyonla paralel seyredeceği bir dönemde, yatırımları tamamen TL dışına kaydırmanın şu aşamada anlamlı olmadığı değerlendirilmektedir.