Kıymetli metallerde uzun süredir beklenen kırılmanın gerçekleştiğini belirten Hatice Kolçak, altın ve gümüş fiyatlarındaki yükselişin teknik ve temel nedenlerini değerlendirdi.
Altın Analizi ve Kritik Destek Seviyeleri
Analiste göre ons altın tarafında 3.950 dolar seviyesi, 2026 yılı boyunca en kötü senaryolarda bile çalışmış çok güçlü bir destek noktasıdır. Piyasada 3.000 veya 3.500 dolar gibi düşük seviyelerin konuşulduğu bir dönemde, fiyatın bu desteğin altına inmemesi yükseliş ihtimalini güçlendirmiştir.
Son dönemde fiyatların 4.000 dolar seviyelerinde sıkıştığını belirten Kolçak, nihayet yukarı yönlü kırılmanın geldiğini ifade ediyor. Özellikle 4.200 dolar seviyesinin büyük bir yeşil mumla aşılması, teknik olarak güçlü bir “al” sinyali olarak yorumlanıyor. Şu anki fiyatların 4.250 dolar seviyelerinde olduğu ve gram altının fiziki olarak 6.483 TL seviyelerine ulaştığı görülüyor.
Çin’in Stratejik Alımları ve Temel Etkenler
Yükselişin sadece petrol fiyatlarının 80 doların altına düşmesiyle açıklanamayacağını vurgulayan analist, Çin’in hamlelerine dikkat çekiyor. 24 Temmuz’da Çin’in kağıt altınları yasaklayıp tamamen fiziki altına yönelmesi, piyasa üzerinde belirleyici bir etki yaratmıştır.
Çin Merkez Bankası’nın ve ETF’lerin yılın ikinci çeyreğinde dipten toplama stratejisi izlediğini belirten Kolçak, Çin’in rezervlerini güçlendirmek için ABD tahvillerini satıp altın almaya devam ettiğini savunuyor. Ayrıca, Reuters’in 48 büyük kurumla yaptığı ankette, yılın ikinci yarısında dolar endeksinde zayıflama beklentisinin olması, yükseliş tezini desteklemektedir.
Gümüş Hedefleri ve Teknik Görünüm
gümüş tarafında da benzer şekilde güçlü sinyallerin geldiğini belirten Hatice Kolçak, 55 dolar seviyesinin dip nokta olarak çalıştığını ifade ediyor. Fiyatların 59-60 dolar bandını aşarak 62 dolara yükselmesinin yükseliş trendini onayladığını söylüyor.
Analiste göre gümüşte yükselişin devamı için 63 dolar ve özellikle 65 dolar üzerinde kapanışlar kritik önem taşıyor. Orta ve uzun vadede ise gümüş için 71, 78 ve nihayetinde 90-95 dolar seviyelerine kadar yol olduğu öngörülüyor.
Fed Faiz Beklentileri ve ABD Borç Krizi
Fed’in faiz artırım ihtimaline dair piyasanın artık inanmadığını belirten Kolçak, Eylül ayındaki faiz artış beklentisinin azaldığını vurguluyor. Analiste göre ABD’nin önümüzdeki 12 ayda 8-10 trilyon dolarlık bir borç çevrimine gitmesi gerekecek.
ABD hazinesinin 125 milyar dolarlık tahvil ihracına çıkması, acil nakit ihtiyacının bir göstergesidir.
Bu durumun yüksek faiz maliyetlerini imkansız kıldığını ve ABD’nin borçlarını eritmek için enflasyonist bir sürece girmek zorunda kalacağını savunuyor. Dolayısıyla, Fed’in faiz artırmak yerine pas geçmesi veya faiz indirimi yapması sürpriz olmayacaktır.
Borsa İstanbul ve Fon Düzenlemeleri
borsa tarafında ise küresel iştah yüksek olsa da BIST 100’ün hacimsiz kaldığını belirten analist, şu an için pozisyon almadığını ifade ediyor. SPK’nın yatırım fonlarıyla ilgili yeni düzenlemelerinin piyasada bir likidite ihtiyacı doğurduğunu ve bunun baskı yarattığını söylüyor.
Kısa vadede belirsizliklerin sürdüğünü ancak uzun vadeli yatırımcılar için piyasanın ucuz olduğunu belirten Kolçak, tercihlerin BIST 30 şirketlerinden yana olması gerektiğini ancak dikkatli olunması gerektiğini ekliyor.
Sonuç olarak, ABD’nin borç yönetimi ve Çin’in rezerv stratejileri, kıymetli metallerdeki yönü belirlemeye devam edecektir.