Küresel piyasalarda belirsizlik hakimken Hatice Kolçak, altın ve gümüşteki sıkışma ile ABD tahvil piyasasındaki risklerin detaylarını paylaştı.
ABD Tahvil Piyasasında Tehlike Sinyalleri
Analiste göre piyasalarda ciddi bir dengesizlik hakim. Özellikle ABD 30 yıllık tahvil faizlerinin %5.27 seviyesine yükselmesi, 2007 yılından bu yana görülen en yüksek seviye olarak dikkat çekiyor. 10 yıllık tahviller ise %4.74 seviyelerinde seyrediyor.
Bu yükselişin temel nedeni, ABD’nin bu yıl ödemesi gereken 8 trilyon dolar borç yüküdür. Piyasa, mevcut enflasyon ortamında bu borcun çevrilmesi için daha yüksek faiz talep ediyor. Ayrıca Japonya’nın Amerikan tahvillerini satarak kendi para birimini desteklemesi, tahvil faizlerini yukarı iten bir diğer faktördür.
Altın ve Gümüşte Sıkışma Dönemi
Altın fiyatları bugün 4.020 dolar ile 4.112 dolar arasında dalgalanırken, kapanış 4.048 dolar seviyelerinde gerçekleşti. Gümüş ise 57 dolar ile 59 dolar bandında hareket ederek 57.3 dolardan günü tamamladı.
Hatice Kolçak’a göre değerli metallerde “manyak bir sıkışma” mevcut. Ancak ABD’nin borç krizi ve dolardan kaçış eğilimi, orta ve uzun vadede bu varlıkları destekliyor. Özellikle Asya merkezli alımların devam etmesi, fiyatların aşağı yönlü hareketini sınırlıyor.
Analiste göre, ABD’nin borçlarını yüksek enflasyon yoluyla eritmek istemesi ve karşılıksız para basma ihtimali, uzun vadede altın ve gümüşü besleyen temel unsurlardır.
Ekonomik Veriler ve Stagflasyon Riski
ABD’den gelen büyüme verisinin %1,5 olarak gerçekleşmesi, %2,1 olan beklentinin oldukça altında kaldı. Bu durum piyasalarda resesyon veya stagflasyon korkularını tetikledi. Öte yandan petrol fiyatlarının 90 dolar civarında seyretmesi, enflasyonist baskıyı koruyor.
Analist, kısa vadede teknik olarak yatırım yapılmaması gerektiğini savunuyor. Ancak biriktiren yatırımcılar için kademeli alım fırsatlarının sürdüğünü belirtiyor. Yeni bir rallinin başlamasının Eylül, Ekim veya Aralık aylarına kadar sarkabileceğini öngörüyor.
Borsa İstanbul ve Yerel Piyasa Görünümü
Borsa tarafında kapanış 13.458 puan olsa da genel görünümün zayıf olduğu vurgulanıyor. Özellikle 31 Temmuz itibarıyla formlara getirilen düzenlemelerin yarattığı likidite ihtiyacı, piyasa üzerinde baskı oluşturuyor.
Türkiye’de faiz oranlarının yüksekliği, sermaye sahiplerinin carry trade yoluyla ciddi kazançlar elde etmesini sağladı. Buna karşın yüksek faiz politikası; reel sektörü, sanayiyi ve özellikle sabit gelirli çalışanları olumsuz etkiledi. Dolar/TL kurunun ise kontrollü bir şekilde 47.52 TL seviyelerinde ilerlediği görülüyor.
Sonuç olarak, tahvil faizlerindeki seyir ve ABD’nin borç yönetimi stratejisi, önümüzdeki dönemde tüm varlık sınıfları için belirleyici olacaktır.