Küresel piyasalardaki son veriler ve teknik görünümler ışığında Hatice Kolçak, altın yatırımcıları için mevcut riskleri ve konut piyasasındaki fırsatları değerlendirdi.
ABD Enflasyon Verileri ve Piyasa Tepkisi
Amerika Birleşik Devletleri’nden gelen son veriler piyasalarda pozitif bir hava yarattı. Hatice Kolçak’a göre, manşet enflasyonun -0.4, çekirdek enflasyonun ise 0 olarak gerçekleşmesi Fed’in faiz indirimi ihtimalini güçlendiriyor. Ayrıca yıllık enflasyonun %3,5 seviyesine gerilemiş olması dikkat çekici bir veri noktasıdır.
Bu durum Dolar Endeksi üzerinde baskı oluşturdu. Endeks 101 seviyelerinden 100.60 ve ardından 100.45 seviyelerine kadar geri çekildi. Benzer şekilde Amerika tahvilleri 4.54 seviyelerine indi. Bu zayıflama, risk iştahını artırarak borsaları ve kripto varlıkları destekledi.
Altın Analizi ve Teknik Riskler
Kısa vadede altın fiyatları 4.061 dolar seviyelerinde işlem görüyor. Hatice Kolçak, dün 4.100 dolar seviyesinin denendiğini ancak hacmin zayıf kaldığını belirtiyor. Analiste göre, 50 günlük ortalamanın 200 günlük ortalamanın altına inmesi (dead cross) teknik olarak olumsuz bir sinyaldir.
Kısa vadeli stratejide şu seviyeler kritik önem taşıyor:
- 3.950 dolar: Bu seviyenin kırılması durumunda fiyatların daha aşağıya gelme potansiyeli bulunuyor.
- 4.200 dolar: Yükseliş trendinin başladığını söyleyebilmek için geçilmesi gereken ilk direnç noktasıdır.
- 4.320 dolar: 200 günlük ortalamanın bulunduğu ve kalıcılık aranması gereken seviyedir.
Uzun Vadeli Altın Stratejisi
Kısa vadede piyasanın silkeleme operasyonları yaptığına değinen Hatice Kolçak, orta ve uzun vadeli bakış açısını koruyor. Analiste göre, büyük resimde altını aşağı çekecek yapısal bir değişim bulunmuyor. Dolayısıyla, belirli bir hedefi olanlar (ev, arsa veya emeklilik birikimi) için mevcut seviyeler mükemmel fırsatlar sunuyor.
Hatice Kolçak, yatırımcıların kısa vadeli dalgalanmalara kapılmadan, kendi stratejilerine göre hareket etmeleri gerektiğini vurguluyor.
Enflasyon ve Konut Piyasası İlişkisi
Türkiye’deki alım gücü kaybı ve enflasyonun seyri, yatırım tercihlerini doğrudan etkiliyor. Hatice Kolçak, döviz kazananların bile geçinememe noktasına gelmesinin temel nedeninin, kur artışının enflasyonun altında kalması olduğunu savunuyor. Örneğin, doların 43 liradan 47 liraya çıkması, gerçek enflasyon karşısında yetersiz kalmıştır.
Bu durum konut piyasasında ilginç bir tablo oluşturdu. Analiste göre, piyasada likidite azlığı nedeniyle nakit ihtiyacı olanlar ciddi fırsatlar yaratıyor. Merkez Bankası’nın konut fiyat endeksine bakıldığında, 2024 başından itibaren reel bir kayıp yaşandığı görülüyor.
Sonuç olarak, altın fiyatlarındaki yatay seyir konut talebini baskılasa da, konutun enflasyon karşısında reel değer kaybetmesi, ev sahibi olmak isteyenler için stratejik bir hamle yapma zamanının geldiğini gösteriyor.