Piyasaların yaz sezonuna girmesiyle birlikte yatırımcı iştahının değiştiğini belirten Mert Başaran, mevcut ekonomik konjonktürde hangi varlıkların öne çıkacağını ve tüketim alışkanlıklarının finansal geleceği nasıl etkilediğini analiz etti.
Yaz Sezonu ve Piyasa Beklentileri
Analiste göre yaz ayları hem küresel hem de yerel piyasalarda genellikle daha sakin bir seyir izler. Yatırımcıların risk iştahının azaldığı bu dönemde, özellikle borsa ve gayrimenkul piyasasında belirgin bir durgunluk hakimdir.
Buna karşın, sabit getirili araçların daha cazip hale geldiğini savunuyor. Özellikle banka mevduat faizleri ve kira sertifikalarının bu iki aylık süreçte güvenli limanlar olduğunu belirtiyor.
Borsa Stratejisi ve Yan Hisse Hareketleri
Borsa tarafında endeksin 15.000 seviyesini kırmakta zorlandığını ifade eden Mert Başaran, piyasada bir dengeleme sürecinin yaşandığını gözlemliyor. Büyük şirketlerin domine ettiği hızlı yükseliş sonrası, yatırımcıların rotasını geride kalmış hisselere çevirdiğini belirtiyor.
Özellikle yan kağıtlar olarak adlandırılan sığ hisselerde tavan serilerinin başladığına dikkat çekiyor. Ancak endekste genel bir yükseliş için Trump’tan gelecek olumlu mesajların kritik olduğunu vurguluyor.
Altın ve Bitcoin’de Güncel Durum
Değerli metaller ve kripto varlıklar tarafında ise farklı senaryolar öngörüyor. altın piyasasında ciddi bir düşüşün ardından toparlanma eğiliminin başladığını ifade ediyor.
Öte yandan Bitcoin tarafında yaşanan sert düşüşlerin ardından piyasanın diplerde bir yön arayışında olduğunu savunuyor. Dolayısıyla bu belirsizlik sürecinde nakit akışını korumanın önemine değiniyor.
Tüketim Alışkanlıkları ve Finansal Okuryazarlık
Türkiye’deki harcama alışkanlıklarını sert bir şekilde eleştiren analist, insanların popüler ve pahalı tatil bölgeleri yerine daha makul alternatiflere yönelmesi gerektiğini savunuyor. Finansal okuryazarlığın sadece yatırım yapmak değil, aynı zamanda giderleri yönetmek olduğunu vurguluyor.
Gelirlerin dolar bazında arttığını ancak giderlerin çok daha agresif bir şekilde yükseldiğini belirtiyor. Özellikle kredi kartı kullanımının, harcama kontrolünü zorlaştırdığını ve insanları gereksiz borçlanmaya ittiğini ifade ediyor.
Tasarruf yapmak bu tip yüksek enflasyonlu ülkelerde çok zor olsa da, yapıldığında getirisi ve bereketi en yüksek olan yerler yine bu ülkelerdir.
Birikim ve Servet Yönetimi
Mert Başaran’a göre yatırım yolculuğundaki en zor aşama başlangıç noktasıdır. İlk 1 milyon TL seviyesine ulaşıldığında, paranın kartopu etkisiyle büyüme hızının arttığını savunuyor.
Sonuç olarak, gelir ne kadar yüksek olursa olsun, giderlerin gelirden düşük tutulmasının zenginliğin temel anahtarı olduğunu hatırlatıyor. Gelecek dönemde özellikle gider kontrolü sağlayabilenlerin finansal özgürlüğe daha hızlı ulaşacağını öngörüyor.