Jeopolitik gerilimlerin arttığı dönemlerde yatırımcıların yöneldiği altın fiyatlarının savaşlarla ilişkisini Prof. Dr. Emre Alkin değerlendirdi.
Savaş ve Altın Fiyatları Arasındaki Yanılgı
Prof. Dr. Emre Alkin, piyasalarda yaygın olan bir kanıyı düzeltmek istiyor. Birçok yatırımcı savaş başladığında fiyatların yükseldiğini düşünse de tarihsel veriler farklı bir tablo çiziyor. Analiste göre altın fiyatları savaş başladığında genellikle yükselmez. Aksine, çatışmalar başladığında fiyatlar sakinleşebilir veya geri çekilebilir.
Özellikle İran-Irak Savaşı örneği bu durumu kanıtlıyor. Ancak çatışma ihtimali arttığında ve belirsizlik büyüdüğünde fiyatlar yukarı yönlü hareket ediyor. Dolayısıyla yatırımcılar güvenli liman arayışını savaşın kendisinden ziyade, savaş öncesindeki gerginlik döneminde gerçekleştiriyor.
Tarihsel Örnekler ve Güvenli Liman Talebi
Savaşın genişleme ihtimali ve enerji arzına etkisi, yatırımcıların temkinli davranmasına neden oluyor. Prof. Dr. Emre Alkin, 1991 Körfez Savaşı’nı hatırlatarak Irak’ın Kuveyt’i işgali sırasında fiyatların yükseldiğini ancak askeri operasyon başlayınca sert gerilediğini belirtiyor.
Benzer bir durum 2023 yılındaki İsrail-Hamas çatışmalarında da görüldü. Başlangıçta İran ve Lübnan’ın sürece dahil olma ihtimali fiyatları yukarı taşıdı. Ancak geniş çaplı bir savaş ihtimali azaldığında güvenli liman talebi zayıfladı. 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşı ise yükselişin kalıcı olmadığını gösterdi. Çünkü bu süreçte ABD Merkez Bankası faiz artırımları yaptı ve tahvil getirileri yükseldi.
Altın İçin Olası Senaryolar ve Riskler
Analiste göre piyasa savaşın kendisinden çok, savaşın ekonomik sonuçlarına odaklanıyor. Prof. Dr. Emre Alkin, önümüzdeki dönem için üç temel senaryo üzerinde duruyor:
- Yükseliş Senaryosu: Jeopolitik gerilim artarsa, enerji yolları kapanırsa ve merkez bankaları faiz indirimine yönelirse fiyatlar destek bulabilir. Özellikle düşük reel faiz ve zayıf dolar bu süreci tetikler.
- Baskılama Senaryosu: Çatışmalar sınırlı kalırsa, ateşkes sağlanırsa ve küresel ekonomi güçlü kalmaya devam ederse altın fiyatları baskılanabilir.
- Satış Senaryosu: Enflasyon yüksek kalmaya devam eder ve merkez bankaları faizleri uzun süre yüksek tutarsa, tahviller altına göre daha cazip hale gelir. Bu durum doları güçlendirerek satışları getirebilir.
Merkez Bankaları ve Kurumsal Tahminler
Merkez bankalarının altın alımları son dönemde fiyatlara ciddi destek sağladı. Ancak Prof. Dr. Emre Alkin, bu alımların her zaman aynı hızda sürmeyeceğini vurguluyor. Fiyatlar çok yükseldiğinde merkez bankaları daha temkinli davranabilir veya nakit ihtiyacı nedeniyle satış yapabilir.
Kurumların hedef fiyat revizyonları konusunda da uyarıda bulunan analist, tahminlerin sürekli değişmesinin normal olduğunu belirtiyor. Ancak asıl sorunun, hatalı tahminlerin unutulup yeni tahminlerin kesin sonuçlar gibi sunulması olduğunu savunuyor.
Yatırımcılar, kurumların değişen tahminlerini kesin bilgi olarak kabul etmemelidir. Çünkü yanlış tahminlerin maliyetini nihayetinde yatırımcı taşır.
Türkiye’deki Gram Altın Dinamiği
Türkiye’deki yatırımcıların, özellikle “Ayşe teyzelerin” geçmişte şanslı olduğunu belirten Prof. Dr. Emre Alkin, gram altın fiyatlarının döviz kuru etkisiyle korunduğunu söylüyor. Ons fiyatı düşse bile döviz kuru yükseldiği için TL bazında kayıp yaşanmadı.
Ancak mevcut durumda ekonomi yönetiminin döviz kurunu sabit tutma çabası bu durumu değiştirdi. Dolayısıyla artık gram altın yatırımcıları, kur artışından gelen ek kazancı elde edemiyor. Bu durum, altının her savaşta mutlaka kazandıracağı düşüncesini riskli hale getiriyor.
Sonuç olarak yatırımcıların sadece savaş haberlerine değil; petrolün yönü, doların gücü, reel faizler ve merkez bankası alımları gibi çoklu verilere bakması gerekiyor.