Saffet Öztürk, 13 Eylül 2026 tarihli analizinde piyasalardaki mevcut durumu değerlendirerek borsa yatırımcıları için kritik bir döneme girildiğini belirtti.
Faiz Beklentileri ve Piyasa Dinamikleri
Saffet Öztürk’e göre piyasalarda şu an temel belirleyici unsur faiz beklentileri ve enflasyon verileridir. Merkez Bankası’nın Nisan 2026 anketine göre faizlerin sabit tutulması beklenirken, yılın geri kalanındaki 5 toplantının 4’ünde indirim öngörülüyor.
Deutsche Bank’ın değerlendirmelerine göre faizlerin yılın ikinci yarısında %34 seviyesine gerilemesi bekleniyor. Bu öngörü, enflasyonun yaklaşık %28 seviyesinde gerçekleşeceği varsayımıyla şekilleniyor. Analiste göre Eylül ayında %37 olan faizlerin, Ekim, Kasım ve Aralık aylarında kademeli olarak düşmesi muhtemeldir.
Yatırımcı Psikolojisi ve Risk Tercihleri
Analist, yüksek faiz ortamının reel yatırımların önüne geçtiğini savunuyor. Faizlerin %37 olduğu bir ortamda yatırımcılar, paralarının değerini korumak için mevduatı tercih ediyor. Ancak yüksek faizler şirketlerin finansman maliyetlerini artırdığı için yeni yatırımlar sekteye uğruyor.
Buna karşın, borsada gerçeklerin satıldığı ancak beklentilerin satın alındığı kuralı geçerlidir. Faiz indirimi beklentisinin oluşması, şirketler henüz rahatlamadan borsada yukarı yönlü hareketlerin başlayabileceği anlamına geliyor. Dolayısıyla, bu beklentinin önceden fiyatlanabileceğini öngörüyor.
Şirket Seçimi ve Stratejik Yaklaşım
Saffet Öztürk, bu süreçte her şirketin aynı performansı göstermeyeceğini vurguluyor. Özellikle yüksek faiz ortamına rağmen satışlarını artırabilen ve büyüme kaydeden şirketlerin tercih edilmesi gerektiğini belirtiyor. Bu tür şirketlerin uzun süredir yatay seyretmesi, yatırımcılar için bir iskonto fırsatı sunuyor.
Ancak analist, jeopolitik risklerin bu tabloyu değiştirebileceği konusunda uyarıyor. Özellikle ABD ve İran arasındaki gerilimlerin petrol fiyatlarını tırmandırması, Türkiye’deki enflasyonu doğrudan etkileyebilir. Buna rağmen, enflasyon rakamlarının düşüş eğiliminde olması faiz indirimini kaçınılmaz kılıyor.
Mercan Kimya Teknik ve Temel Analizi
Analist, örnek bir şirket olarak Mercan Kimya hissesini detaylandırıyor. Teknik tarafta Money Flow Index (para akışı) ve CCI göstergelerinin olumlu olduğunu, grafiğin genelinde ise bir flama formasyonu oluştuğunu belirtiyor.
Şirketin temel verilerine dair şu noktalar öne çıkıyor:
- FAVÖK yıllık %60 büyüyerek 132 milyon TL’ye ulaştı.
- Brüt kar marjı %26’lardan %30’lara yükseldi.
- İhracat reel olarak %64 büyüdü ve toplam satışlardaki payı %25’e çıktı.
- Emülsiyon yatırımı ile kapasitede %40 artış sağlandı.
- Romanya’da 3,4 milyon euro değerinde, 4,83 MW’lık bir elektrik yatırımı gerçekleştiriliyor.
Saffet Öztürk’e göre şirket, toplam varlıklarının %54’ünü öz kaynaklarıyla finanse edebildiği için yüksek faiz baskısını daha az hissediyor.
Bono Verim Eğrisi ve Para Akışı
Son olarak analist, bono verim eğrisi üzerinden faize olan talebin analizini yapıyor. Mevcut durumda 180 günlük vadelerde talebin yoğun olduğunu belirtiyor. Ancak talebin kısa vadeli (30-60 gün) kağıtlara kayması, sıcak paranın dolaşım isteğini ve faizden çıkış sinyalini gösterir.
Sonuç olarak, faiz indirimleri başladığında mevduata olan talebin kırılacağını ve bu durumun borsayı coşturacağını öngörüyor. Yeni bir jeopolitik kriz çıkmadığı sürece, önümüzdeki dönemin pozitif seyretmesi bekleniyor.