Piyasalardaki son dalgalanmalar ve fon krizinin etkilerini değerlendiren Saffet Öztürk, borsa yatırımcılarının karşı karşıya olduğu riskleri ve potansiyel fırsatları analiz etti.
Fon Mağduriyetleri ve Yasal Süreç
Saffet Öztürk’e göre meclisten geçen fon iade teklifi henüz kanunlaşmadığı için uygulama aşamasına geçilmedi. Ancak teklif içeriğinde, mağduriyet yaşayan yatırımcıların paralarının iade edileceği öngörülüyor. İlk etapta 1 milyon TL’ye kadar olan bakiyelerin iadesi planlanıyor.
Öte yandan, ödeme tutarlarının hesaplanma yöntemi kritik bir risk taşıyor. Analiste göre ödemeler, ana para üzerinden değil, satış işleminin yapıldığı günün bir önceki günündeki fon değeri üzerinden yapılacak. Dolayısıyla fon değeri %80-90 oranında düştüyse, yatırımcı ana parasını değil, sadece kalan düşük tutarı alabilecek.
Borsa Yatırımcılarının Durumu
Fonculara yönelik çözüm arayışları sürerken, doğrudan hisse senedi alan yatırımcıların daha büyük bir mağduriyet yaşadığını savunuyor. Özellikle son 30 gündür taban taban giden hisselerin yarattığı kaybın derin olduğunu vurguluyor.
Saffet Öztürk, bu süreçte duygusal davranmanın tehlikelerine dikkat çekiyor. Kendi deneyimlerinden örnek veren analist, piyasadaki fırtınayı öngördüğünde nakite geçmek yerine şirketlere sahip çıkma yolunu seçtiği için zarar ettiğini itiraf ediyor. Buna karşın, portföy yönetiminde uygun fiyatlı ve sektörel dağılımı doğru olan varlıklara odaklanılması gerektiğini belirtiyor.
Makim Hisse Analizi ve Beklentiler
Analist, temel ve teknik verileri ışığında Makim şirketini inceledi. Şirketin hassas döküm ve geçiş kontrol sistemleri alanında 40’tan fazla ülkeye ihracat yapması, işletmenin sadece kağıt üzerinde olmadığını kanıtlıyor.
Finansal verilere bakıldığında, şirketin kısa vadeli borçlarının 676 milyon TL olduğu, ancak yıllık kazancının 1.2 milyar TL seviyesinde olduğu görülüyor. Dolayısıyla mali yapının oldukça sağlıklı olduğu ve borçların rahatlıkla ödenebildiği görülüyor.
Teknik açıdan ise hissenin iskontolu kaldığını savunuyor. 2022 yılından bu yana fiyatların sınırlı hareket ettiğini belirten Öztürk, piyasalar toparlandığında bu tarz küçük piyasa değerli şirketlerin daha sert yükseliş potansiyeli taşıdığını ifade ediyor.
Europen Endüstri ve Toparlanma Senaryosu
Europen Endüstri tarafında ise fiyatların ciddi şekilde çakıldığını ancak bunun şirketin özünden kaynaklanmadığını belirtiyor. Şirketin 12 milyar TL öz kaynak büyüklüğü ile temel olarak güçlü bir yapıda olduğunu vurguluyor.
Analiste göre Europen’in düşüşü tamamen piyasa genelindeki negatif havadan kaynaklanıyor. Bu nedenle, piyasalar yönünü yukarı çevirdiğinde bu hissenin piyasadan daha sert bir toparlanma kaydetme ihtimalinin yüksek olduğunu öngörüyor. Özellikle 2.74 TL seviyesinin teknik olarak kritik bir nokta olduğu belirtiliyor.
Yatırımcıların, özellikle yüksek primli hisselerden uzak durması ve temel verileri sağlam, ancak fiyatı baskılanmış şirketlere yönelmesi riskleri azaltabilir.
Sonuç olarak, fon krizinin yarattığı belirsizlikler sürerken, mali tabloları güçlü şirketlerin iskontolu seviyeleri takip edilmelidir. Özellikle önümüzdeki dönemde yasal düzenlemelerin netleşmesi ve piyasa volatilitesinin azalması tabloyu değiştirebilir.