Saffet Öztürk, Bank of America üzerinden gerçekleştirilen işlemlerin perde arkasındaki gerçekleri ve bu durumun borsa üzerindeki yıkıcı etkilerini değerlendirdi.
Borsa ve Fon Kriziyle İlgili Şok İddialar
Saffet Öztürk’e göre, piyasada yabancı yatırımcı baskısı olarak görülen satışların arkasında aslında yurt dışı merkezli paravan şirketler kullanan Türk isimler bulunuyor. Analist, Bank of America üzerinden yapılan işlemlerin sanıldığı gibi tamamen yabancı kararları olmadığını savunuyor.
Özellikle halka arz süreçlerinde yabancı ilgisi olduğu iddia edilirken, gerçekte yurt dışı kaynaklı fonların spekülatif işlemler yaptığını belirtiyor. Bu durumun küçük yatırımcıyı mağdur ettiğini ve hisselerin önce tavan yapıp ardından sert düşüşler yaşadığını vurguluyor.
Fon Soygunu ve Temerrüt Süreci
Analist, yatırımcılardan yaklaşık 300 milyar Türk lirası tutarında çıkış talebi geldiğini ancak saklama kuruluşlarının ödemeleri gerçekleştirmediğini ifade ediyor. Bu durumun piyasada ciddi bir temerrüt yaşattığını belirtiyor.
İsviçre, Avusturya ve Lüksemburg merkezli olduğu iddia edilen paravan fonlar aracılığıyla piyasanın soyulduğunu savunuyor. Saffet Öztürk, bu vurgunun boyutlarının resmi belgelerle itiraf edildiğini ancak bürokrat ve siyasetçilere yönelik soruşturmaların yetersiz kaldığını öne sürüyor.
Milyar Dolarlık Varlık Transferi
Saffet Öztürk, Tera Holding’in hacklenmesi sonucu ortaya çıkan verilerin çok kritik olduğunu savunuyor. Analiste göre, Çevik soyisimli üç kişinin bu süreçten 32 milyar Türk lirası kazandığı iddia ediliyor.
Özellikle dikkat çekici olan nokta ise hesaplar dondurulmuşken yapılan transferlerdir. Analist, JP Morgan ve RBS kanalıyla toplam 1 milyar 35 milyon dolar tutarında paranın dışarı çıkarıldığını belirtiyor. Bu rakamın güncel kurla yaklaşık 66 milyar TL ettiğini vurguluyor.
Vatandaşın hesapları dondurulmuşken, yağmacıların kasasının sonuna kadar açık bırakılması Türkiye’nin itibarını ciddi şekilde zedelemiştir.
Borsa Beklentileri ve Güven Kaybı
Saffet Öztürk, mevcut tablo nedeniyle 2029 yılına kadar borsa tarafında anlamlı bir yükseliş beklemediğini açıkça ifade ediyor. Analiste göre, piyasadaki güven kaybı telafi edilemez bir noktaya ulaşmış durumda.
Endeks mühendisliği yapıldığını savunan Öztürk, 512 hisse senedi düşerken endeksin sadece -1 ile kapatmasının bir akıl oyunu olduğunu söylüyor. Ayrıca, borsadan 60.000 hesabın kapatıldığını ve yaklaşık 100 milyar dolar değer kaybı yaşandığını belirtiyor.
Siyasi Etkiler ve Gelecek Senaryosu
Analist, bu fon krizinin beraberinde getireceği yargı sürecinin on yıllarca süreceğini öngörüyor. Saffet Öztürk’e göre, bu olaylar bir sonraki seçimlerde hükümetin şansını yok edecek düzeyde bir toplumsal tepki yaratabilir.
Sonuç olarak, piyasaya yeniden gerçek yatırımcı girişinin ancak yeni bir hükümet ve güven ortamının oluşmasıyla mümkün olacağını tahmin ediyor. Özellikle yabancı yatırımcıların tahvil ve bono alırken tereddüt edeceği bir itibar kaybı sürecine girildiğini savunuyor.