ABD enflasyon verilerinin beklentileri aşmasıyla altın fiyatlarında satışlar görülürken, Selçuk Geçer piyasadaki güncel riskleri ve orta vadeli beklentilerini değerlendirdi.
Altın Fiyatları ve Fed Beklentileri
Amerika’da Eylül ayı TÜFE verisi aylık %0, yıllık ise %3.7 olarak gerçekleşti. Beklenti %3.6 seviyesindeyken çekirdek enflasyonun da yüksek gelmesi piyasayı etkiledi. Bu durum ABD 10 yıllık tahvil faizlerini yeniden %5.3 civarına taşıdı.
Dolayısıyla Dolar güçlendi ve altın fiyatları 4.100 dolar seviyesinin altına indi. Selçuk Geçer’e göre bu durum kısa vadede işleri zorlaştırsa da altın hikayesinin bitmediğini savunuyor. Ancak Fed’in faiz artırım ihtimalleri yükseldi.
Ekim ayı için faiz artırım beklentisi %20’den %40-45 bandına çıktı. Aralık ayı için ise bu ihtimal yaklaşık %95 seviyesinde seyrediyor. Analist, Amerikan ekonomisinin bu yüksek faiz yükünü ne kadar taşıyabileceğini sorguluyor.
Altın Talebi ve ETF Verileri
Fiyatlardaki düşüşe rağmen büyük yatırımcıların altından çıkmadığını belirten Geçer, verilerle bu tezini destekliyor. Eylül ayında fiyatlar %8,5 gerilemesine rağmen küresel altın ETF’lerine yaklaşık 10 milyar dolar giriş oldu.
Üçüncü çeyrekteki toplam giriş ise 31 milyar dolara ulaştı. ETF’lerin tuttuğu fiziksel altın miktarı 4.256 ton ile rekor seviyeye çıktı. Buna göre sorun talebin azlığı değil, para maliyetinin çok yüksek olmasıdır.
Merkez bankaları da alımlara devam ediyor. 2026’nın ilk 8 ayında toplam net alım yaklaşık 170 ton olarak gerçekleşti. Özellikle Çin, Polonya ve Özbekistan’ın rezerv politikaları kapsamında alıcı tarafta olduğunu vurguluyor.
Enerji Piyasası ve Brent Petrol
Jeopolitik riskler özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki tansiyonla yeniden yükseldi. İran’ın saldırı alanını genişletmesi ve Saudi Aramco’nun merkez binasına yapılan saldırılar piyasayı etkiledi. Bu gelişmelerle Brent petrol fiyatları yeniden 106 dolar üzerine çıktı.
Selçuk Geçer, petrol fiyatlarının yüksek kalmasının enflasyon baskısını canlı tuttuğunu belirtiyor. Bu durum merkez bankalarının faiz politikalarını daha da zorlaştırıyor. Ayrıca Çin’in 938 milyar dolarlık dış ticaret fazlasının rezerv çeşitlendirme stratejisini desteklediğini ekliyor.
Küresel Ekonomik Riskler ve Türkiye
Avrupa tarafında ECB üyeleri enflasyon %4’e yaklaşırken yeniden faiz artırımı gündeme getirdi. Teknoloji hisselerinde ise yapay zeka değerlemelerinin çok yüksek olduğunu belirten analist, sadece iyi bilançonun yetmeyebileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye tarafında ise fon tasfiyesi süreci kritik bir aşamaya geldi. A1 Capital ve Parvus tarafından yönetilen 66 fonda yaklaşık 40,5 milyar liralık tasfiye işleminin tamamlanması bekleniyor.
Kur tarafında ise Dolar 49,39 TL, Euro 55,40 TL ve gram altın 6.594 TL seviyelerinde seyrediyor. Geçer, gram altının hem ons hem de kur etkisinde olduğunu hatırlatıyor.
Piyasada ciddi bir belirsizlik olduğu için yüksek riskli ve kaldıraçlı işlemlerden kaçınmak, portföyü çeşitlendirerek orta ve uzun vadeli hareket etmek faydalıdır.
Sonuç olarak altının önündeki en büyük engel faiz duvarıdır. Amerikan 10 yıllık tahvil faizlerinde %5 seviyesinin altına doğru kalıcı bir kırılım yaşanırsa, altında sert ve hızlı yukarı yönlü hareketler görülebilir.