Küresel piyasalarda paranın maliyeti hızla yükselirken Selçuk Geçer, bu değişimin yatırım düzenini ve borçlanma maliyetlerini nasıl kökten değiştirebileceğini analiz etti.
Enerji Maliyetleri ve Enflasyon Baskısı
Brent petrol fiyatları yeniden 107 dolar seviyelerine dayandı. Ancak analiste göre asıl dikkat çekici nokta dizel rafineri marjlarının 75 dolara çıkmasıdır. Tarihsel ortalamanın 15 dolar olduğu bir ortamda bu durum beş katlık bir farka işaret ediyor.
Dizel maliyetleri lojistik, tarım ve üretim zincirinin tamamını etkiliyor. Dolayısıyla bu artış doğrudan market raflarına yansıyarak enflasyon baskısı oluşturuyor. Ayrıca yüksek enerji fiyatları, merkez bankalarının faiz kararlarını zorlaştırıyor.
ABD Tahvilleri ve Küresel Borçlanma Maliyeti
Amerikan 10 yıllık tahvil faizleri %5’in üzerine çıkarken, 30 yıllıklar %5,5 seviyesini geçti. Özellikle 2 yıllık tahviller sadece Eylül ayında 55 baz puan yükselerek %5’e ulaştı. Amerika’nın rezerv para statüsü nedeniyle bu yükseliş tüm dünyayı etkiliyor.
ABD faizleri yükseldiğinde, diğer ülkeler ve şirketler aynı kaynağı bulmak için daha fazla faiz ödemek zorunda kalıyor. Sonuç olarak küresel borçlanma tabanı yukarı çekiliyor. Bu durum risk primi yüksek olan ülkeleri daha fazla zorluyor.
Türkiye’nin Finansman Riski ve CDS
Türkiye’nin CDS primleri yeniden 250 baz puan üzerine çıktı. Analiste göre Türkiye’nin önündeki en büyük risk, önümüzdeki 12 ay içinde çevrilmesi gereken 248,1 milyar dolarlık dış borçtur.
ABD tahvil faizleri yüksek kalırken Türkiye’nin bu borcu hangi maliyetle çevireceği kritik bir soru işareti oluşturuyor. Artan finansman maliyetlerinin sadece hazineden değil, bankalar ve şirketler üzerinden yatırımlara ve büyümeye kadar yansıyacağı öngörülüyor.
Altın ve Riskli Varlıkların Durumu
Altın fiyatları kısa vadede 4.150 dolar seviyelerine kadar geri çekildi. Jeopolitik risklere rağmen altının baskılanma nedeni, %5 üzerindeki tahvil getirileri ve güçlü dolardır. Faiz ödemeyen altın, yüksek getirili tahviller karşısında değer kaybediyor.
Ancak Selçuk Geçer, orta ve uzun vadeli beklentilerinin değişmediğini belirtiyor. Tahvil faizleri düştüğünde ve dolar zayıfladığında altının rahatlayacağını savunuyor. Benzer şekilde, yüksek iskonto oranları Nasdaq ve Bitcoin gibi riskli varlıkların değerlemelerini de baskılıyor.
Küresel para maliyeti kalıcı olarak yüksek seviyelerde yerleşirse, son 15 yılın borçla büyüme hesabı tamamen değişebilir.
Çin’in İhracat Baskısı ve Sanayi Riski
Çin’in teknoloji ve yapay zeka üretimindeki kâr artışı %110 gibi yüksek seviyelere ulaştı. Fakat iç tüketim aynı hızda artmadığı için Çin, ürünlerini dış pazarlara daha agresif fiyatlarla sunuyor. Bu durum Avrupa ve Türkiye’deki ihracatçılar üzerinde ağır bir rekabet baskısı yaratıyor.
Gelecek Senaryoları ve Altın Hedefleri
Kasım ayındaki ABD ara seçimleri piyasalar için bir dönüm noktası olabilir. Trump’ın kaybetmesi durumunda faiz indirimlerinin başlayabileceği ve riskli varlıklarda hızlı yükselişlerin görülebileceği öngörülüyor.
Analist, altının dip yaptıktan sonraki hedeflerini şu şekilde sıralıyor:
- İlk etapta 4.800 dolar
- Ardından 5.600 dolar (rekor seviye)
- Uzun vadede 7.000 dolar ve 10.000 dolar seviyeleri.
Sonuç olarak, önümüzdeki dönemde sadece Fed kararları değil; enerji fiyatları, ABD tahvilleri ve Türkiye’nin rezerv durumu belirleyici olacaktır.