Para piyasası fonlarındaki sert düşüş ve küresel faiz artışları piyasaları etkilerken, Selçuk Geçer güncel veriler ışığında Dolar ve diğer finansal varlıklar için kritik uyarılar yaptı.
Para Piyasası Fonlarında Panik ve Likidite Sorunu
Selçuk Geçer’e göre para piyasası fonlarının büyüklüğü bir haftada 456 milyar lira azaldı. Ancak bu rakamın tamamı yatırımcı çıkışı değil. Teknik etkiler temizlendiğinde, yaklaşık 253,4 milyar liralık net bir yatırımcı çıkışı söz konusu. Analist, bu ölçekteki bir hareketin piyasada ciddi bir paniğe işaret ettiğini savunuyor.
Fonlardan çıkan paranın yönü ise dikkat çekici. Aynı dönemde Türk lirası mevduatlara yaklaşık 328 milyar liralık bir giriş yaşandı. Buna karşın döviz mevduatlarında 3 milyar dolarlık bir artış görüldü. Geçer, paranın şimdilik TL sisteminde kalmasının kur açısından olumlu olduğunu ancak döviz artışının kalıcı hale gelmesinin risk yaratacağını belirtiyor.
BIST 100 ve Yabancı Yatırımcı Hareketleri
Fonlardaki likidite sorunu sadece belirli hisseleri değil, tüm endeksi etkiliyor. Yatırımcıların nakit taleplerini karşılamak için fonların daha likit olan büyük şirket hisselerini satmak zorunda kaldığını vurgulayan analist, bu durumun baskıyı tüm piyasaya yaydığını ifade ediyor.
BIST 100 tarafında son dönemde sert satışlar görüldü. Endeks %2,74 düşerek 12.888 puandan kapandı. Özellikle finansal kiralama ve factoring sektöründe %8,85’lik devasa bir kayıp yaşandı.
Analist, aşağıda 12.700 ve 12.800 seviyelerini, yukarıda ise 13.000 ve 13.100 bölgelerini takip ediyor. Ancak yabancı yatırımcıların menkul kıymet portföyündeki 316 milyon dolarlık net düşüşün, piyasanın işleyişine dair soru işaretleri oluşturabileceği konusunda uyarıyor.
Küresel Faiz Baskısı ve Tahvil Piyasası
Küresel piyasalarda paranın giderek pahalı hale geldiğini belirten Selçuk Geçer, özellikle ABD 10 yıllık tahvil faizlerinin %5,22’ye yükselmesine dikkat çekiyor. Bu seviye son 19 yılın zirvesi olarak kaydedildi. Ayrıca Japonya’nın 10 yıllık tahvil faizleri de %3,11 ile 1996’dan beri en yüksek seviyesine ulaştı.
Türkiye’nin önümüzdeki 12 ay içinde vadesi gelecek dış borcu yaklaşık 248,1 milyar dolar.
Bu durumun, borcun sadece çevrilmesi değil, hangi maliyetle çevrileceği sorusunu doğurduğunu söyleyen analist, yüksek tahvil faizlerinin dış finansman maliyetlerini artıracağını savunuyor.
Petrol Fiyatları ve Fed Beklentileri
Enerji tarafında Brent petrol fiyatlarının 105 doların üzerine çıkması Türkiye’nin enerji faturasını ağırlaştırıyor. Bu durum hem cari açık üzerinde baskı kuruyor hem de küresel enflasyon endişelerini tetikliyor.
Özellikle Fed’in önümüzdeki ay faiz artırma ihtimalinin %71’e yükselmesi kritik bir gelişme. Analiste göre piyasa, faiz indirim beklentisinden yeniden faiz artırım senaryolarına yönelmiş durumda.
Dolar ve Altın İçin Kritik Göstergeler
Dolar şu an 49 lira sınırında seyrediyor. Selçuk Geçer, kurda fiyattan ziyade para akışının izlenmesi gerektiğini belirtiyor. Yerleşiklerin talebi, yabancı hareketleri ve Merkez Bankası rezervleri ile birlikte 101,2 seviyesindeki Dolar Endeksi’nin takip edilmesini öneriyor.
altın tarafında ise ons fiyatı 4.270 dolar civarında dengelenmiş durumda. Jeopolitik riskler altını desteklese de, %5’in üzerindeki tahvil faizleri ve güçlü dolar ciddi bir baskı oluşturuyor.
gram altın yatırımcıları için ise hem ons fiyatının hem de Dolar/TL kurunun birlikte izlenmesi gerektiğini hatırlatıyor. Ons gerilerken kur yükselirse, gram altındaki düşüşün daha sınırlı kalabileceğini öngörüyor.
Sonuç olarak; borsa stresli, dolar kontrollü ancak dış koşullar zorlaşıyor. Tahvil piyasası sakinleşmeden hisse piyasalarının rahatlaması zor görünüyor.