Enflasyonun bir kaza değil, tarihin en eski vergisi olduğunu savunan Yatırım 101, bu görünmez mekanizmanın 2000 yıllık geçmişini ve portföy koruma stratejilerini analiz etti.
Enflasyonun Tarihsel ve Yapısal Nedeni
Analiste göre enflasyon, hükümetlerin beceriksizliği değil, bilinçli bir finansman yöntemidir. Bu durum, meclis onayı gerektirmeyen ve makbuz kesilmeyen gizli bir vergi olarak çalışır.
Dünyanın en borçlu kurumları olan devletler, borçlarını yönetmek için üç yola başvurur. Bunlar vergileri artırmak, borçlanmak ve paranın değerini düşürmektir. Ancak vergileri artırmak siyasi risk taşıdığı için devletler genellikle üçüncü yolu tercih eder.
Roma’dan Günümüze Paranın Bozulma Süreci
Sürecin kökenleri Roma İmparatorluğu’na dayanır. İmparator Augustus döneminde %97 saf gümüş olan Denarius sikkeleri, zamanla gümüş oranı düşürülerek bakırla karıştırılmıştır.
Analist, bu durumun MS 270’lere gelindiğinde gümüş oranının %5’in altına düştüğünü belirtiyor. Sonuç olarak fiyatlar kontrolden çıkmış ve tarihe “3. yüzyıl krizi” olarak geçen kaos yaşanmıştır.
Benzer bir yöntem 1540’larda İngiltere Kralı VIII. Henry tarafından da uygulanmıştır. Gümüş oranı %92’den %25’e çekilen paralar nedeniyle halk, krala “Bakır Burun” lakabını takmıştır.
Weimar Cumhuriyeti ve Finansal Baskı
1923 Almanya’sında durum daha uç bir noktaya ulaşmıştır. Savaş tazminatlarını ödemek için matbaayı çalıştıran Almanya’da, Kasım 1923’te 1 dolar 4.2 trilyon mark seviyesine çıkmıştır.
Bu dönemde bir somun ekmek yaklaşık 200 milyar mark olmuştur. Analiste göre bu felaketin tek kazananı, borçlarını enflasyonla eriten Almanya devletidir.
Savaş sonrası Amerika’da ise 1945 yılında kamu borcu milli gelirin %106’sına ulaşmıştır. ABD, bu borcu kemer sıkma ile değil, faiz oranlarını enflasyonun altında tutarak eritmiştir.
Enflasyon Vergisinin Tahsilat Kanalları
Analist, bu görünmez verginin üç ana kanal üzerinden tahsil edildiğini savunuyor:
- Senyoraj: Merkez Bankası üzerinden yaratılan her yeni para, mevcut paranın alım gücünü inceltir.
- Borç Erimesi: Devletin nominal borçları enflasyonla hafifler. Bu, alacaklıdan borçluya sessiz bir servet transferidir.
- Vergi Dilimi Sürüklenmesi: Maaşlar artsa bile vergi dilimleri güncellenmediği için vatandaşlar üst dilimlere tırmanır ve daha fazla vergi öder.
Enflasyonu sürdürerek hükümetler, vatandaşların servetinin önemli bir kısmını gizlice ve fark edilmeden eritir.
Portföy Koruma ve Reel Varlık Stratejisi
Türkiye’de 2021-2023 yılları arasında yaşanan sert negatif reel faiz dönemi, bu mekanizmanın en somut örneğidir. Analiste göre, nominal getirilere değil, getiri eksi enflasyon olan reel getiriye odaklanmak gerekir.
Bu risklere karşı savunma mekanizması olarak şu yöntemler öne çıkıyor:
- Reel Varlıklar: Üretken şirket hisseleri ve gayrimenkul, enflasyon vergisinin dışında kalır. Özellikle fiyatlama gücü olan şirketler avantajlıdır.
- Altın: Arkasında eritilecek bir borç defteri olmayan altın, tarih boyunca en güvenli liman olmuştur.
- Para Birimi Çeşitlendirmesi: Sadece Dolar almak, vergi dairesini değiştirmektir. Asıl koruma yine reel varlıklardadır.
- Uzun Vadeli Nominal Tuzak: Pozitif reel faiz pencereleri geçicidir. Tüm birikimi uzun vadeli nominal araçlara kilitlemek risklidir.
Sonuç olarak, enflasyonun düşmesi tek başına bir başarı değildir. Asıl kritik nokta, yatırımcının getirisinin enflasyonun üzerinde olup olmadığıdır.