Merkez Bankası’nın son hamleleri sonrası yatırımcıların rotasını belirlemeye çalışan Yatırım 101 (Berkay), piyasalardaki fiili faiz değişimlerinin borsa ve altın üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
Fiili Faiz ve Mevduat Getirileri
Merkez Bankası resmi politika faizini %37 seviyesinde tutsa da piyasada işleyen fiili faizlerde bir değişim yaşandı. Analiste göre banka, likidite ve swap operasyonlarıyla piyasadaki gerçek maliyeti aşağı çekti. Bu durum, resmi bir karar açıklanmasa bile aslında örtülü bir faiz indirimi anlamına geliyor.
Dolayısıyla mevduat faizleri ve para piyasası fonlarının getirilerinde önümüzdeki dönemde yavaş bir düşüş bekleniyor. Berkay, iç talep ve rezervlerin uygun olması durumunda Ekim ayında kesin, ancak Eylül ayında da olası bir resmi faiz indirimi gelebileceğini öngörüyor.
Borsa İstanbul ve Kur Beklentileri
Faizlerin düşme eğilimine girmesiyle birlikte sermayenin riskli varlıklara kayması bekleniyor. Analiste göre borsa tarafında düşen trend kırılmış durumda. Ancak Eylül ayına kadar yeni bir rekor beklenmiyor. Asıl hareketliliğin Eylül sonrası faiz indirimlerinin hızlanmasıyla başlayacağı tahmin ediliyor.
Kur rejimi tarafında ise kontrollü değer kaybının süreceği düşünülüyor. Berkay, seçim vaktine kadar Dolar tarafında %20-30 gibi sert bir devalüasyon veya ani bir zıplama beklemediğini belirtiyor.
MSCI Güncellemesi ve Fon Hareketleri
MSCI’ın son güncellemesinde bazı şirketlerin endekse alınmadığı görülüyor. Özellikle Tera grubu hisselerinin dolaşımdaki paylarının düşük olması nedeniyle endekse dahil edilmediği vurgulanıyor. Bu durum yatırımcılar arasında kısa süreli bir korku yaratsa da analiste göre bu sadece bir portföy kaydırmasıdır.
Özellikle TLY fonundan çıkışlar olup THF fonuna ciddi girişler olduğu gözlemleniyor. THF fonuna 38 milyar liralık net bir giriş gerçekleşti. Berkay, fonlar arası bu geçişlerin hisse fiyatlarına doğrudan yıkıcı bir etki yapmayacağını savunuyor.
Altın ve Yapısal Yükseliş Trendi
Altın fiyatları 4.650 dolar seviyelerine ulaşarak son üç ayın zirvesini gördü. Analiste göre bu yükselişin temel nedeni, ABD hazinesinin tahvil geri alım programı ve borç yüküne dair artan endişelerdir.
Altın yatırımcıları için 4.000 dolar ve 4.300 dolar seviyeleri uzun vadeli alım fırsatları olarak değerlendirilmelidir.
Kurumsal tarafta da güçlü bir akış söz konusu. Altın ETF pozisyonları 2.3 milyar dolardan 5.6 milyar dolara yükselirken, futures pozisyonları 3 milyar dolardan 8 milyar dolara çıktı. Ancak Berkay, yeni bir rekorun 2027 yılında gelebileceğini öngörüyor.
Altın Madencileri ve Kaldıraç Etkisi
Altın yükselirken altın madencileri üzerinden daha yüksek kazanç elde edilebileceği belirtiliyor. Madencilerin maliyetleri sabit kalırken, altın fiyatındaki artış kâr marjlarını orantısız şekilde büyütüyor. Örneğin maliyetler %16 artarken, karlılığın %134 arttığı görülüyor.
50 yıllık back test verilerine göre altın madencileri 8 yıllık döngülerle hareket ediyor. Analiste göre şu an 6. yılın 8. ayındayız ve Ağustos-Eylül ayları yükseliş (bullish) dönemi olarak öne çıkıyor. Özellikle 2027 başına kadar olan sürecin madenciler için çok kritik olduğu vurgulanıyor.
Sonuç olarak, faiz indirimleri bir zincirin ilk halkasıdır. Eğer yeni bir siyasi kriz veya savaş çıkmazsa, piyasaların asıl rallisinin 2027 yılında gerçekleşmesi bekleniyor.