Piyasalarda mevsimsel döngüler ve makroekonomik riskler ön plana çıkarken Adam Taggart, değerli metallerdeki yükseliş potansiyelini ve küresel finansal sistemdeki kırılganlıkları analiz etti.
Altın ve Gümüş İçin Mevsimsel Beklentiler
Analiste göre yılın ikinci yarısı, özellikle sonbahar dönemi, altın ve gümüş fiyatları için tarihsel olarak en güçlü dönemdir. Ancak bu yılki durumun sadece mevsimsellik ile açıklanamayacağını savunuyor.
Özellikle Eylül ayının hisse senedi piyasaları için tarihsel olarak en kötü ay olduğunu hatırlatıyor. Buna karşın piyasada marjin borçlarının ve opsiyon risklerinin rekor seviyelerde olması, düzenli bir seyir beklemediğini gösteriyor.
Fed Politikaları ve Enflasyon Yanılgısı
Adam Taggart, Fed’in faiz indirimleri konusundaki belirsizliğinin altın fiyatlarını baskılayacağı anlatısını reddediyor. Analiste göre yüksek enerji fiyatları ve enflasyon ortamı, aslında değerli metallerin en iyi performans gösterdiği koşullardır.
Özellikle tüketici fiyat endeksinin (CPI) gerçek enflasyonu yansıtmadığını belirtiyor. Gerçek enflasyonun para arzının (M2) artışıyla oluştuğunu ve bu durumun varlık fiyatlarını yukarı ittiğini vurguluyor.
Tahvil Piyasasındaki Kırılganlık ve Likidite Riski
Analist, ABD tahvil piyasasının sanıldığı kadar likit olmadığını savunuyor. Özellikle önümüzdeki 12 ay içinde yeniden finansman gerektiren 10 trilyon dolar tutarındaki tahvil yüküne dikkat çekiyor.
Ek olarak, 10 yıllık tahvillerin son yıllardaki performansının negatif olduğunu ve yatırımcıların yıllık ortalama %2 kayıp yaşadığını belirtiyor. Bu durumun, merkez bankalarını dolardan uzaklaştırıp altına yönelttiğini ifade ediyor.
Analiste göre, serveti sadece dolar cinsinden tutmak, eriyen bir buz küpünü tutmaya benzer; bu nedenle varlık sahipliği kritiktir.
Küresel De-dolarizasyon ve Fiziksel Altın
Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) rezervlerinde dolar yerine altına öncelik vermeye başlaması, sistemdeki güven kaybının bir göstergesidir. Ayrıca Norveç, Almanya ve Hollanda gibi ülkelerin altınlarını kendi topraklarına geri çekmesi (repatriasyon) karşı taraf riskinin arttığını kanıtlıyor.
Özellikle BRICS+ ülkelerinin petrol ticaretinde dolar dışı sistemler kurması, dolar hegemonyasını sarsan yapısal bir değişimdir. Bu durum, uzun vadede altın talebini destekleyen temel bir etkendir.
Reel Ekonomi ve Gecikmeli Etkiler
Adam Taggart, yüksek faizlerin ve enerji maliyetlerinin ekonomiye etkisinin gecikmeli olarak yansıyacağını belirtiyor. Özellikle dizel fiyatlarındaki rekor artışların nakliye ve tarım maliyetlerini yükselterek gıda enflasyonunu tetikleyeceğini öngörüyor.
Sonuç olarak, para arzındaki genişleme ve jeopolitik riskler değerli metalleri desteklemeye devam ediyor. Ancak piyasadaki volatilite, özellikle ABD seçimleri ve tahvil ödemeleri sürecinde belirleyici olacaktır.