Kıymetli metallerdeki makro görünümün oldukça güçlü olduğunu belirten Adam Taggart, sektör uzmanı Brian London ile birlikte altın ve gümüş piyasalarındaki yapısal fırsatları değerlendirdi.
Batılı Yatırımcılar ve Piyasa Volatilitesi
Brian London’a göre, piyasadaki son dalgalanmaların temel nedeni Batılı yatırımcıların metale yönelmesidir. Özellikle Fed’in faiz indirim sinyalleriyle birlikte bu grup piyasaya girmiş ve beraberinde yüksek volatilite getirmiştir.
Analiste göre, geçmişte piyasa daha çok merkez bankaları tarafından yönlendiriliyordu. Ancak şu an merkez bankaları fiyatlar düştükçe alım yaparak bir destek mekanizması görevi görüyor.
Öte yandan, Batılı yatırımcılar Fed’in uzun süreli bir faiz artırım kampanyası başlatacağı korkusuyla hareket ediyor. Ancak London, mevcut borç yükleri altında böyle bir senaryonun matematiksel olarak imkansız olduğunu savunuyor.
Madencilik Sektöründe Değerleme Farkı
Metallerdeki fiyat hareketleri altın madencileri için karlılığı ciddi oranda artırmış durumda. Buna karşın, piyasadaki likiditenin büyük kısmının yapay zeka (AI) balonuna aktığını vurgulayan analist, madencilerin bu durumu görmezden geldiğini belirtiyor.
London’a göre, madencilik sektörü küresel piyasaların yanında çok küçük bir havuz gibi kalıyor. Dolayısıyla, teknoloji hisselerinden çıkacak küçük bir sermaye akışının bile sektörü hızla yukarı taşıyabileceğini öngörüyor.
Madencilik şirketleri şu an teknoloji şirketlerini kıskandıracak kar marjları elde ediyor ancak piyasa hala bu gerçekleri görmezden geliyor.
Stratejik Metaller ve Arz Güvenliği
Analist, özellikle gümüş ve bakır gibi metallerin kritik önemine dikkat çekiyor. Yapay zeka altyapısı ve enerji şebekelerinin inşası için bu metallere olan ihtiyaç artıyor.
Buna ek olarak, hükümetlerin arz güvenliğini sağlamak adına ekonomik rasyonaliteyi gözetmeden büyük yatırımlar yapabileceğini belirtiyor. Özellikle Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki hakimiyeti, Batılı hükümetleri daha agresif yatırımlara itebilir.
Arz Kısıtları ve M&A Beklentileri
Dünya genelinde yeni maden keşiflerinin 1950’lerden sonra ciddi şekilde azaldığını belirten analist, bu durumun uzun vadede arz krizine yol açabileceğini savunuyor.
Bakır gibi metallerin üretim aşamasına geçmesi 15-20 yıl sürerken, altın tarafında bu süre 8-10 yıla kadar inebiliyor. Ancak fiyatlar yükseldikçe, düşük tenörlü cevherlerin işlenmesiyle kısa vadeli bir arz yanıtı gelebilir.
Sonuç olarak Brian London, büyük maden üreticilerinin rezervlerini doldurmak için küçük kaşif şirketleri satın alacağı büyük bir birleşme ve satın alma (M&A) dalgasının kaçınılmaz olduğunu öngörüyor.