Küresel piyasalarda belirsizlikler artarken Atilla Yeşilada, Türkiye’deki kur politikaları, MSCI uyarıları ve ABD borsalarındaki yapay zeka risklerini değerlendirdi.
MSCI Türkiye Uyarısı ve Borsa Riski
Analiste göre, MSCI’ın Türkiye’ye verdiği sert ihtar, piyasalar için kritik bir dönüm noktasıdır. Özellikle değerlemesi suni olarak şişirilen hisselerin endekslere girmesi, global yatırımcılar için ciddi bir risk oluşturdu.
Kasım ayında Türkiye’nin gelişmekte olan piyasalar endeksinden çıkarılmayacağı açıklandı. Ancak Yeşilada, gerekli düzenlemeler yapılmazsa 2027 yılında bu riskin devam edeceğini belirtiyor.
Buna karşın, fon skandalının etkilerinin henüz tamamen geçmediğini savunuyor. Özellikle siyasi bağlantı iddiaları ve tazminat süreçlerinin tamamlanmaması, global fonların borsa tarafında temkinli kalmasına neden olabilir.
Güçlü TL Politikası ve Devalüasyon Senaryosu
Türkiye’de mevcut kur sisteminin teorik olarak serbest olduğu ancak pratikte Merkez Bankası tarafından yönetildiği vurgulanıyor. Bu strateji, TL’nin değer kaybını beklenen enflasyonun altında tutarak maliyet kaynaklı enflasyonu sınırlamayı hedefliyor.
Atilla Yeşilada’ya göre, bu politika seçimlere kadar korunacaktır. Ancak, kurun aylık değer kazanma oranında ince ayarlar yapılabilir.
Özellikle TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın görev süresi sonuna dair iddialar, piyasada devalüasyon tartışmalarını tetikledi. Ancak analist, mevcut carry trade hacminin 30-40 milyar dolar seviyesinde olması nedeniyle ani bir hızlanmaya ihtimal vermiyor.
Eğer TCMB, Ekim ayında piyasa beklentilerinin aksine faiz indirimi yaparsa, bu durum TL’deki değer kaybı hızıyla birleşerek piyasada büyük bir belirsizlik yaratabilir.
Yapay Zeka Balonu ve ABD Borsaları
Küresel ölçekte S&P 500 ve Nasdaq endeksleri hafif bir boğa trendi izlese de, arka planda bir yapay zeka balonunun oluştuğu öne sürülüyor. Yeşilada, teknoloji şirketlerinin değerlemelerinin gerçeklikten koptuğunu savunuyor.
Analistin değerlendirmesine göre, yatırımların kara geçebilmesi için 2030 yılına kadar 3,5 trilyon dolar tutarında ürün satılması gerekiyor. Ancak bu rakam, ABD ekonomisinin yaklaşık %7’sine denk geldiği için teknik olarak imkansız görülüyor.
Dolayısıyla, yapay zeka şirketlerinin değerlemeleri her an bir kaza riski taşıyor. Bu durumun S&P 500 endeksini aşağı çekmesi, gelişmekte olan piyasaları da dolaylı olarak etkileyebilir.
Gelecek Riskler ve Portföy Stratejisi
Önümüzdeki dönemde ABD ara seçimleri ve kamu borçlarının sürdürülemezliği en büyük risk faktörleri olarak öne çıkıyor. Ayrıca Fed ve diğer merkez bankalarının faiz artırımlarına devam etme ihtimali, hisse senetleri üzerinde baskı kuracaktır.
Sonuç olarak Atilla Yeşilada, yıl sonuna kadar yapay zeka ve tedarikçi şirketlerden uzak durulması gerektiğini öneriyor. Portföy tarafında ise, Merkez Bankası’nın devalüasyon hızını artırdığına dair somut kanıtlar görülmeden Dolar veya altın paylarını değiştirmemenin mantıklı olduğunu belirtiyor.